English-Turkish translations for confront:

yüzleşmek, yüzleştirmek · karşılaşmak · other translations

confront yüzleşmek, yüzleştirmek

Jason confronted oliver, and oliver killed him.

Jason Oliver'la yüzleşti, Oliver da onu öldürdü.

I saw him in a pub and I felt compelled to confront him.

Onu bir barda gördüm ve kendimi onunla yüzleşmek zorunda hissettim.

Mr. Taylor came to her apartment to confront her about Roger.

Bay Taylor, Roger hakkında yüzleşmek için kızın dairesine geldi.

Click to see more example sentences
confront karşılaşmak

Okay, see, this is your fault because you never confront him.

Pekâlâ, bu senin hatan, çünkü ona hiç karşı koymuyorsun.

And that's when you confronted luther.

Ve bu da Luther ile karşılaştığınız zaman.

Yeah, he confronted me a few times.

Evet, birkaç kez bana karşı gelmişti.

Click to see more example sentences