English-Turkish translations for confrontation:

yüzleşme · karşılaşma · çatışma · kavga · other translations

confrontation yüzleşme

And Michael went to confront Donnie.

Ve Michael, Donnie ile yüzleşmeye gitti.

Hanson wanted a confrontation that never happened.

Hanson bir yüzleşme istemiş ve bu asla olmamış.

We're having a confrontation here, goddamn it!

Biz burda bir yüzleşme yapıyoruz lanet olası.

Click to see more example sentences
confrontation karşılaşma

But last week, we had a major confrontation between the Muslims and the Aryans

Ama geçen hafta Müslümanlar ve Aryanlar arasında ciddi bir karşılaşma yaşandı

It's a collision. It's more like a confrontation.

Yani bir çarpışma daha çok bir karşılaşma.

A nuclear confrontation seemed imminent.

Nükleer bir karşılaşma kaçınılmazdı.

Click to see more example sentences
confrontation çatışma

No need to get confrontational now, Dale.

Dale, şimdi karşılıklı çatışmaya gerek yok.

Confrontation was inevitable.

Çatışma, kaçınılmaz oldu.

Such confrontations are rarely bloody.

Bu tip çatışmalar nadiren kanlı olur.

confrontation kavga

She angered you, you confronted her, and you fought.

Seni kızdırdı, sen onunla yüzleştin, ve kavga ettiniz.

Well, confrontations usually start in the bedroom or the bathroom.

Kavgalar genelde ya yatak odasında başlar ya da banyoda.