English-Turkish translations for confuse:

karıştırmak · karışıklık · kafasını karıştırmak, kafa karıştırmak · şaşırtmak · bozmak · other translations

confuse karıştırmak

And this poor kid is just looking at us just more and more confused,

Ve zavallı çocuk sadece bize baktı kafası çok daha fazla karışmıştı,

We have an eyewitness, and nobody speaks about it. So, I really was confused.

Bir görgü tanığımız var, ve kimse onun hakkında konuşmuyor. gerçekten kafam karışmıştı.

But this is what's confusing here.

Ama kafa karıştıran şey de bu.

Click to see more example sentences
confuse karışıklık

Um, you know what, I think there might be a little confusion here.

Aa, ne var biliyor musun, sanırım burada ufak bir karışıklık olmuş.

Sir there has been some mistake sir some Confusion sir

Efendim burada bir yanlışlık var efendim bazı karışıklıklar efendim

No well, I told you before there was a lot of confusion, a lot of gaps

Yani daha önce de sana söylediğim gibi bir sürü karışıklık, bir sürü boşluklar var

Click to see more example sentences
confuse kafasını karıştırmak, kafa karıştırmak

And this poor kid is just looking at us just more and more confused,

Ve zavallı çocuk sadece bize baktı kafası çok daha fazla karışmıştı,

We have an eyewitness, and nobody speaks about it. So, I really was confused.

Bir görgü tanığımız var, ve kimse onun hakkında konuşmuyor. gerçekten kafam karışmıştı.

But this is what's confusing here.

Ama kafa karıştıran şey de bu.

Click to see more example sentences
confuse şaşırtmak

This whole thing is just scary and confusing.

Bütün bu olanlar çok korkunç ve şaşırtıcı.

Life's confusing when you grow up, isn't it, Brian?

Büyüdüğünde hayat şaşırtıcı oluyor, değil mi, Brian?

I find you very confusing.

Seni çok şaşırtıcı buluyorum.

Click to see more example sentences
confuse bozmak

You're an irritating and confusing man.

Sinir bozucu ve karmaşık birisin.