English-Turkish translations for confusion:

karışıklık · şaşkınlık · karmaşa · karıştırma · kargaşa · other translations

confusion karışıklık

Um, you know what, I think there might be a little confusion here.

Aa, ne var biliyor musun, sanırım burada ufak bir karışıklık olmuş.

Sir there has been some mistake sir some Confusion sir

Efendim burada bir yanlışlık var efendim bazı karışıklıklar efendim

No well, I told you before there was a lot of confusion, a lot of gaps

Yani daha önce de sana söylediğim gibi bir sürü karışıklık, bir sürü boşluklar var

Click to see more example sentences
confusion şaşkınlık

This poor man is obviously confused and upset.

Belli ki bu zavallı adam şaşkın ve sinirli.

But, they're even more confused than we are, sir.

Ama onlar bizden çok daha şaşkın, efendim.

Bro, why are you looking so confused?

Kanka, neden bu kadar şaşkın görünüyorsun?

Click to see more example sentences
confusion karmaşa

I can't quite understand it myself, but there's too much confusion.

Ben de tam olarak anlayamıyorum ama çok fazla karmaşa var burada.

There's too much confusion here.

Çok fazla karmaşa var burada.

Yes, well, uh, sorry, but with all the confusion

Evet, özür dilerim ama bütün o karmaşada

Click to see more example sentences
confusion karıştırma

No, stop confusing me with Donald Sutherland in JFK.

Hayır, Beni JFK filmindeki Donald Sutherland ile karıştırma.

Please don't confuse your own childhood with my daughter's.

Lütfen kendi çocukluğunu kızımın ki ile karıştırma.

Don't confuse me even more.

Kafamı daha fazla karıştırma.

Click to see more example sentences
confusion kargaşa

But we know what Marat really wants:.. anarchy and confusion.

Ama biz Marat'nın aslında ne istediğini biliyoruz:.. Anarşi ve kargaşa.

Panic, chaos, confusion white minority's worst nightmare. crisis for this country

Panik, kaos, kargaşa beyaz azınlığın en kötü kâbusu. Bu ülke için kriz

To create confusion.

Kargaşa yaratmak için.

Click to see more example sentences