English-Turkish translations for connect:

bağlantı · birleşmek, birleştirmek · bağlan · bağlamak · bağlı olmak · bağlanmak · ilgili olmak · other translations

connect bağlantı

But the man seems to have some connection with you and I think I'd like to know what it is.

Ama adamın seninle bir bağlantısı var gibi görünüyor ve ben de bunun ne olduğunu öğrenmek istiyorum.

I think there's a connection.

Sanırım arada bir bağlantı var.

But she had a connection here in Las Vegas.

Ama Las Vegas'ta bir bağlantı burada vardı.

Click to see more example sentences
connect birleşmek, birleştirmek

Well, no, it's just we have this connection and it's not just because we're both lonely

Aramızda bir bağ var ve bu sadece ikimiz de yalnızız diye değil. Hayır, ben yalnız değilim.

There's a connection.

Bir bağlantı var.

Wait a second, Kevin Stack is connected to Sarah Holt?

Dur bir saniye, Kevin Stack, Sarah Holt'la bağlantılı mı?

Click to see more example sentences
connect bağlan

I found it really interesting to see how it all connected.

Tüm bağlı nasıl görmek için Ben gerçekten ilginç buldum.

And if she says yes, then BlueBell will be forever connected to that vile Fillmore.

Eğer evet derse, BlueBell o iğrenç Fillmore ile sonsuza kadar bağlı olacak.

Yes, it's all connected.

Evet, hepsi birbirine bağlı.

Click to see more example sentences
connect bağlamak

Your family has a dark legacy, but that's what connects you to the Drake.

Ailenin karanlık bir geçmişi var ama seni Drake'e bağlayan da bu.

There is only one rule that connects all people

İnsanları birbirine bağlayan sadece tek bir kural vardır.

Yes, connect me with Tom Yates, please.

Evet, beni Tom Yates'e bağlayın lütfen.

Click to see more example sentences
connect bağlı olmak

I'm connected with the Defense Intelligence Agency.

Ben bağlı olduğum Savunma ile İstihbarat Ajansı.

I felt connected to this country, as to a grand being.

Ben bağlı hissettim bu ülkeye, büyük bir varlık olarak.

I mean, obviously, anything connected to the dragon, no matter how remote, was erased.

Şey ejderha bağlı, belli ki, yani,, ne kadar uzak silindi olursa olsun.

Click to see more example sentences
connect bağlanmak

Apparently connecting to a dead criminal's cyberbrain is "creepy".

Görünüşe göre ölü bir suçlunun siber beynine bağlanmak korkunç bir şeymiş.

Connecting to the neural network somehow disrupted our brains' normal electrical activity.

Nöral ağa bağlanmak bir şekilde beynin normal elektriksel faaliyetini bozmuş.

This sign, to connect, simple.

Bu işaret, bağlanmak, basit.

Click to see more example sentences
connect ilgili olmak

Could it have something to do with the lab, or did she have a connection to the original victim, Lana Gregory?

Bu laboratuvar ile ilgili bir şey olabilir mi? Ve ya gerçek kurban Lana Gregory ile bir bağlantısı var mıydı?

It's about family, it's about being connected.

Aile ile ilgili, akraba olmak ile ilgili.

Dexter, we think her boyfriend Rudy's connected To the ice-truck killer.

Dexter, erkek arkadaşı Rudy'nin Buz Kamyonlu Katil'le bir ilgisi olduğunu düşünüyoruz.