English-Turkish translations for consciousness:

bilinçli, bilinç · şuur · bilinçlilik · zihin · other translations

consciousness bilinçli, bilinç

Is it not conscious thought not poetry, or art, or music, literature.

Öyle mi? Bilinçli bir düşünce şiir, sanat, müzik ya da edebiyat değil.

Consciously or not, Eve is protecting herself, like a chameleon adapting to its surroundings.

Bilinçli ya da değil. Eve kendini koruyor tıpkı bukalemunun çevresine uyum sağlaması gibi.

Like I always said, man, this thing it's got consciousness.

Her zaman söylediğim gibi adamım. Bu şey Bu şeyin artık bilinci var.

Click to see more example sentences
consciousness şuur

Human consciousness lags behind real development.

İnsan şuuru gerçek gelişimin arkasında saklıdır.

Captain, the copilot's regained consciousness.

Kaptan, yardımcı pilotun şuuru açıldı.

Professor Hans Kilian's The Dispossessed Consciousness.

Profesör Hans Kilian'dan Tutsak Edilmiş Şuur.

consciousness bilinçlilik

Moral consciousness implies a kind of scission,

Ahlaki bilinçlilik bir çeşit ayrılmayı ima eder

I've never experienced co-consciousness with Gimme.

Gimme'yle hiç ortak bilinçlilik yaşamadım.

consciousness zihin

For a conscious mind, it's torture.

Bilinçli bir zihin için, bu bir işkence.