English-Turkish translations for consider:

görmek · düşünmek · saymak · değerlendirmek · bakmak · dikkate almak · göz önünde tutmak · other translations

consider görmek

Come on. Just consider it an early birthday present.

Hadi ama, onu sadece erken bir doğum günü hediyesi olarak gör.

And did you consider our relationship a serious one?

Bunu ciddi bir ilişki olarak görüyor musun?

Yeah, but does she consider us close friends.

Evet ama bizi yakın arkadaşları olarak görüyor.

Click to see more example sentences
consider düşünmek

Oh, this must be hard for you, considering this party's always been a Grayson tradition.

Oh, bu senin için zor olmalı, bu partinin bir Grayson geleneği olduğunu düşününce.

The suspects are considered armed and dangerous.

Şüphelilerin silahlı ve tehlikeli olduğu düşünülüyor.

You can consider this an official warning.

Bunu, resmî bir uyarı olarak düşünebilirsin.

Click to see more example sentences
consider saymak

Oh, consider yourself lucky, young man.

Kendini şanslı say, genç adam.

Consider yourself lucky, punk.

Kendini şanslı say, serseri.

You just consider yourself invited, okay?

Kendini davet edilmiş say, tamam mı?

Click to see more example sentences
consider değerlendirmek

Consider this an opportunity.

Bunu bir fırsat olarak değerlendir.

Yeah, but it wasn't considered significant because Katrina was a rock climber.

Evet, ama bu çokta önemli bir bilgi değildi çünkü Katrina bir kaya tırmanışçısıydı.

I don't know but considering how volatile they are, it is possible.

Bilmiyorum. Ama ne kadar değişken olduklarını göz önüne alırsak, bu olabilir.

Click to see more example sentences
consider bakmak

This time, look around and consider your options.

Bu kez, etrafına bak ve seçeneklerini düşün.

Wait look, I don't actually consider it a crime.

Bekle bak, ben bunu gerçek bir suç olarak görmüyorum.

That's a miracle considering his size.

Onun boyuna bakınca bu bir mucize.

Click to see more example sentences
consider dikkate almak

Then I'll consider it.

O halde dikkate alacağım.

Well, I'll certainly consider it.

Bunu kesinlikle dikkate alacağım.

I'm considering it, Mr Bartholomew.

Dikkate alıyorum, Bay Bartholomew.

consider göz önünde tutmak

Rubens considered Van Dyck to be his best pupil.

Rubens, Van Dyck'i en iyi olması için göz önünde tutmuş.