English-Turkish translations for consist:

oluşmak · uymak · var olmak · other translations

consist oluşmak

So, this disk consists of gas and dust particles.

Yani, bu disk gaz ve toz parçacıklarından oluşuyor.

The EDF organized a special military unit consisting of humans and mutants.

DSK, insanlardan ve mutantlardan oluşan özel bir askeri birim kurdu.

The debris consists of duranium and polycomposite fragments, which suggests a ship.

Bir ihtimal. Enkaz duranium ve polikompozit parçalardan oluşuyor bu da gemi demektir.

Click to see more example sentences
consist uymak

Vitamin K deficiency also fits, causes thrombophilia and is consistent with abdominal pain.

K vitamini eksikliği de uyuyor. Trombofiliye sebep oluyor ve karın ağrısıyla bağlantılı.

Jethro, Werth's behavior is consistent with post-traumatic stress.

Jethro, Werth'ün davranışları Travma Sonrası Stres'e uyuyor.

The shape of these footprints is consistent with that of an Unas.

Bu ayak izlerinin şekli bir Unas'ın ayak izlerininkine ile uyuyor.

Click to see more example sentences
consist var olmak

You have a very consistent vision.

Oldukça tutarlı bir hayal gücün var.

The entrée consists of boiled dog.

Başlangıç yemeği olarak haşlama köpek var.