English-Turkish translations for consort:

birleşmek · · arkadaşlık etmek · yoldaş · other translations

consort birleşmek

But this will undoubtedly be a source of strength for you and Consort Hui.

Ama bu, kuşkusuz sizin ve Leydi Jang için bir güç kaynağı olacaktır.

Pycelle: A child born of a traitor's seed is no fit consort for our King.

Bir hainin tohumundan doğmuş bir çocuk kralımız için uygun bir değildir.

A child born of a traitor's seed is no fit consort for our King.

Bir hainin tohumundan olan çocuk kralımız için uygun bir değildir.

Click to see more example sentences
consort

Pycelle: A child born of a traitor's seed is no fit consort for our King.

Bir hainin tohumundan doğmuş bir çocuk kralımız için uygun bir değildir.

A child born of a traitor's seed is no fit consort for our King.

Bir hainin tohumundan olan çocuk kralımız için uygun bir değildir.

Monique is Stone's consort, right?

Monique,Stone'un eşi değil mi?

consort arkadaşlık etmek

Consorting with the enemy is a treasonable offence, Eddington.

Düşmanla arkadaşlık etmek, vatana ihanet niteliğinde bir suçtur, Eddington.

Consorting with known criminals.

Bilinen suçlularla arkadaşlık etmek.

Nena was consorting with Satanists.

Nena Satanistlerle arkadaşlık ediyordu.

consort yoldaş

To Jupiter, greatest and best, Juno, his consort, and Minerva, the mightiest one's mightiest offspring.

Jupiter, en iyisi ve en büyüğü, Juno, onun yoldaşı, ve Minerva, evlatlarının en yücesi.