English-Turkish translations for constituency:

seçmenler, seçmen · seçim bölgesi., seçim Bölgesi · other translations

constituency seçmenler, seçmen

And this constituent, does he have any other matters that concern him?

Peki, bu seçmen onu ilgilendiren başka konular da var mı?

I'm not even a loyal constituent.

Hatta sana sadık bir seçmen bile değilim.

Stokes got a constituency!

Stokes'in bir seçmen bürosu var.

Click to see more example sentences
constituency seçim bölgesi., seçim Bölgesi

'The Prime Minister, Alec Beasley, today visiting his constituency,

Başbakan, Alec Beasley bugün seçim bölgesini ziyaret ederken.

But Pike's re-election hinges on Elaine's core constituency.

Ama Pike'ın seçilmesi Elaine'in seçim bölgesinden geçiyor.

Your constituency It's not even a constituency.

Seçim bölgen bir seçim bölgesi bile değil.

Click to see more example sentences