English-Turkish translations for constitute:

olmak · teşkil etmek · oluşturmak, oluşmak · other translations

constitute olmak

A judge, a constitutional scholar. A woman who may one day be a state senator.

Bir yargıç, bir anayasa profesörü, belki bir gün eyalet senatörü olabilecek bir kadın.

Soviet military spokesmen have claimed that the collision constituted an unprovoked attack.

Sovyet askeri sözcüsü yapıIan çarpışmanın kışkırtıImamış bir saldırı olduğunu iddia etti.

Massachusetts, too, must have its constitution.

Massachusetts'in de kendi anayasası olmalı.

constitute teşkil etmek

Unemployment doesn't constitute a natural disaster, Mr. President.

İşsizlik doğal felaket teşkil etmiyor, sayın Başkan.

We feel that this photograph constitutes proof, Dr. Cooley.

Bu fotoğrafın kanıt teşkil ettiğine inanıyoruz Dr. Cooley.

constitute oluşturmak, oluşmak

When will Duncan constitute a threat?

Duncan ne zaman tehdit oluşturacak?