English-Turkish translations for contact:

temas · bağlantı · irtibat · temasa geçmek · iletişim · kontak · kişi · görüşmek · temas etmek · ilişki · irtibat kurmak · ulaşmak · görüşme · tanıdık · dokunma · dokunma temas · dokunmak · other translations

contact temas

Contact in ten, nine, eight, seven, six, five, four, three, two

Temas için on, dokuz, sekiz, yedi, altı, beş, dört, üç, iki

Yeah, a female contact.

Evet, bir dişi temas.

It's a contact sport.

Bu bir temas oyunu.

Click to see more example sentences
contact bağlantı

That's a very beautiful contact.

Bu çok güzel bir bağlantı.

I didn't want any contact with Jenna,

Jenna ile herhangi bir bağlantı istemedim.

She contacted you with this case?

Bu dava ile mi sizinle bağlantıya geçti?

Click to see more example sentences
contact irtibat

You know, you wrote that book years ago, but he contacted you two months ago.

O kitabı yıllar önce yazdın ama seninle iki ay önce irtibat kurdu.

Jeff, I know I'm not supposed to contact you, but I need help.

Jeff, ben sözde değil biliyorum, sizinle irtibata ama yardıma ihtiyacım.

He contacted me two days ago.

Benimle iki gün önce irtibata geçti.

Click to see more example sentences
contact temasa geçmek

Oh, and by the way, a gentleman contacted me regarding you this afternoon.

Oh, bu arada, bu akşam bir beyefendi seninle ilgili benimle temasa geçti.

Police make contact with you?

Polis seninle temasa geçti mi?

Hey. Lucas just made contact.

Lucas az önce temasa geçti.

Click to see more example sentences
contact iletişim

Is there any contact information or an address of where she was staying?

Ya da o nerede kaldığını bir adres herhangi bir iletişim bilgileri var mı?

You and I communicate with eye contact, but Lydia can't do that.

Sen ve ben göz teması ile iletişim kuruyoruz. Ama Lydia bunu yapamıyor.

There is no contact now, Captain.

Şimdi var iletişim Kaptan,.

Click to see more example sentences
contact kontak

Simon's got more important things to do, he's got a mission. and contact lenses on account of

Simon'ın yapacak daha önemli işleri var, bir görevi var. ve kontak lensleri şey amacıyla

No visual contact yet.

Henüz görsel kontak yok.

Your contact military doctor Ana Bennett.

Kontak kuracağın kişi, askeri doktor Ana Bennett.

Click to see more example sentences
contact kişi

Also, you have a contact who is waiting.

Ayrıca, seni bekleyen bir kişi daha var.

Sir, we've got a contact down range.

Efendim, bir kişi var aralığında aşağı.

Your contact military doctor Ana Bennett.

Kontak kuracağın kişi, askeri doktor Ana Bennett.

Click to see more example sentences
contact görüşmek

According to my contact, this man is a hired courier known as "K.

Bağlantıma göre bu adam "K" olarak bilinen bir kurye tutmuş.

No contact, she hasn't seen him.

Temas yok. Onu henüz görmedi.

No contact, not even in song.

Görüşmek yok, şarkı bile olsa.

Click to see more example sentences
contact temas etmek

I say again, no contact.

Tekrar ediyorum, temas yok.

Did you have any direct contact with officer stark?

Memur Stark ile doğrudan temas ettiniz mi?

This probe may represent contact with a new species.

Bu sonda yeni bir türle ilk teması temsil ediyor olabilir.

Click to see more example sentences
contact ilişki

General, I'll need a military liaison with Russian contacts.

General, Rus ilişkileri olan askeri bir bağlantıya ihtiyacım var.

You want the Pujaris' contact with organized crime, right?

Pujari'lerin organize suç ilişkilerini istiyorsunuz, değil mi?

Your honor, this blood test will confirm that there was sexual contact between Blake Rickford and Kendra Murphy

Sayın Yargıç, bu kan testi Blake Rickford ve Kendra Murphy'nin arasında cinsel bir ilişki olduğunu doğruyalacak

Click to see more example sentences
contact irtibat kurmak

Then why hasn't he contacted you?

O zaman seninle neden irtibat kurmadı?

Here's some binoculars and a walkie-talkie to keep in contact.

İşte sana bir dürbün ve irtibat kurmak için bir telsiz.

But don't contact Feng.

Ama Feng ile irtibat kurma.

Click to see more example sentences
contact ulaşmak

Please contact us.

Lütfen bize ulaş.

Contact Admiral Piquet, alert NATO.

Amiral Piquet'ye ulaş, NATO'ya alarm ver.

Jack, contact Fierro.

Jack, Fierro'ya ulaş.

Click to see more example sentences
contact görüşme

When is the next contact?

Bir sonraki görüşme ne zaman?

Also, I have made preliminary contact with senator Michaela Wen.

Ayrıca, Senatör Michaela Wen ile bir ön görüşme yaptım.

Why no contact?

Neden görüşme yok?

Click to see more example sentences
contact tanıdık

I have a contact there.

Orada bir tanıdık var.

We both still have our contacts, apparently.

Her ikimizin de görünüşe göre hâlâ tanıdıkları var.

Susan's got contacts.

Susan'ın tanıdıkları var.

contact dokunma

Chemistry, touch, voice pitch, eye contact, uncensored speech.

Kimya, dokunma, ses derecesi, göz teması, sansürsüz konuşma.

Eye contact, flattery and lots of touching.

Göz teması, pohpohlama ve bol bol dokunma.

contact dokunma temas

Chemistry, touch, voice pitch, eye contact, uncensored speech.

Kimya, dokunma, ses derecesi, göz teması, sansürsüz konuşma.

Eye contact, flattery and lots of touching.

Göz teması, pohpohlama ve bol bol dokunma.

contact dokunmak

But do not let Yoshimitsu contact you!

Ama Yoshimitsu'nun sana dokunmasına izin verme!