English-Turkish translations for contain:

içermek · varil · içine almak · tutmak · other translations

contain içermek

Every relationship, no matter how harmonious contains seeds of farce or tragedy.

Ne kadar uyumlu olursa olsun her ilişki komedi ya da trajedi tohumları içerir.

Cigarette smoke contains carbon monoxide.

Sigara dumanı karbon monoksit içerir.

which contains infinite possibilities

hangi sonsuz olasılıkları içerir

Click to see more example sentences
contain varil

It's probably from a plastic container or a barrel.

Muhtemelen bir plastik konteynır ya da varilden sıçramış.

These barrels contain brandy.

Bu varillerde konyak var.

Those canisters contain Phosphorous trichloride.

Görünen varillerde fosfor triklorür bulunuyor.

contain içine almak

Once a week I take a bag containing several million dollars to a bank.

Haftada bir banka için, içinde birkaç milyon dolar olan çanta alıyorum.

contain tutmak

Uncle Sam is keeping the aliens safe and contained.

Sam Amca uzaylıları güvenli ve kontrol altında tutuyor.