English-Turkish translations for container:

konteyner · kutu · kaba, kap · konteynır · other translations

container konteyner

Well, a diplomatic pouch can be as small as an envelope or as big as a cargo container.

Diplomatik kargo paketleri bir mektup kadar küçük de olabilir bir konteyner kadar büyük de.

The container holds the missing pieces, John.

Eksik parçaları içeren Bir konteyner, John.

Outside is a container of cocaine.

Dışarıda bir konteyner kokain var.

Click to see more example sentences
container kutu

This box contains nine different tools, all of them important to humanity's survival.

Bu kutu dokuz farklı alet barındırıyor. Hepsi de insanlığın hayatta kalması için önemli.

One box contains mint sweets, another, aniseed sweets, and another a mixture of mint and aniseed.

Bir kutuda naneli şeker ötekinde anasonlu şeker sonuncusunda ise nane ve anasondan oluşan karışık şekerler vardır.

It's a metal cannister with a liquid fill volume that contains water and dissolved amino acids.

Metal bir teneke kutu, sıvıyla dolu bir birim, su ve çözünmüş amino asitleri içeriyor.

Click to see more example sentences
container kaba, kap

You know, maybe this broken sample container I found can tell us something.

Belki de bulduğumuz bu kırık kap bize bir şeyler söyleyebilir.

Every test product has a special container, Lieutenant.

Her deneme ürününün özel bir kabı var, Komiser.

It's just a nice container.

O sadece iyi bir kap.

Click to see more example sentences
container konteynır

It's probably from a plastic container or a barrel.

Muhtemelen bir plastik konteynır ya da varilden sıçramış.

Is that an open container?

O konteynır açık mı?

The is an info page for each container.

Her konteynır için bir bilgi sayfası bulunur.

Click to see more example sentences