English-Turkish translations for continuous:

devamlı · sürekli, süreklilik · aralıksız · süregelen · other translations

continuous devamlı

You know, we built a life together, and it's a really good life that I would like to continue.

Birlikte bir hayat kurduk, ve bu hayat, devam etmesini istediğim gerçekten de güzel bir hayat.

But you will continue.

Ama sen devam edeceksin.

He continues to do it and do you know why?

Bunu yapmaya devam ediyor ve neden biliyor musun?

Click to see more example sentences
continuous sürekli, süreklilik

His pineal gland continually produces a substance similar to melatonin that inhibits aging.

Epifiz bezi, sürekli melatonin benzeri yaşlanmayı durdurucu bir madde salgılıyor.

Mr. Kim, initiate continuous neutrino scans.

Bay Kim, sürekli nötrino taramasını başlatın.

The same green eyes continually changing

Sürekli değişen, aynı yeşil gözler

Click to see more example sentences
continuous aralıksız

Which is precisely why I want to continue Kim's research.

Ben de işte bu yüzden Kim'in araştırmasını devam ettirmek istiyorum.

In the meantime, I'll continue to work Hoffman.

Bu arada ben de Hoffman'a çalışmaya devam edeceğim.

Meanwhile, the search for the little girl continued.

Bu arada küçük kızın aranması devam etti.

Click to see more example sentences
continuous süregelen

This took too long. Let's continue.

Fazla uzun sürdü bu, biz devam edelim.

to continue with the Peace Process.

Barış sürecine devam etmek için.

There's a man that continues that tradition.

Bu geleneği sürdüren bir adam var.

Click to see more example sentences