English-Turkish translations for control:

kontrol · kontrol etmek · kumanda · güç · yönetmek · kontrolcü · hükümet · komuta · hakim olmak · denetimli, denetim · kumanda etmek · yönetim · idare · idare etme, idare etmek · hakimiyet · denetleme · other translations

control kontrol

All right, people, You have nothing to worry about, and everything is under control.

Pekâlâ, millet merak edecek bir şey yok ve her şey kontrol altında.

I've never felt anything so strong, But I can't control it.

Hiç bu kadar güçlü bir şey hissetmemiştim ama kontrol edemiyorum.

You think you can control it?

Onu kontrol edebilir misin sence?

Click to see more example sentences
control kontrol etmek

Charlie, you have got to control this thing because it's a bad thing, you understand me?

Charlie, bu şeyi kontrol etmelisin çünkü bu kötü bir şey, kötü bir şey.

Someone who can help you, someone we can control, but Papa says it's too risky.

Sana yardım edebilecek biri, kontrol edebileceğimiz biri. Ama Babam çok riskli olduğunu söylüyor.

He who controls the money, controls the world and very few control the money.

Parayı kontrol eden, dünyayı kontrol eder ve çok az kişi parayı kontrol ediyor.

Click to see more example sentences
control kumanda

Remote control for the decorations, but there's a second remote control for the robots.

Bu, dekorasyon için uzaktan kumanda ancak robotlar için de bir uzaktan kumanda var.

Control Room, please.

Kumanda odasına, lütfen.

He's got himself a little remote control.

Kendisinde küçük bir uzaktan kumanda var.

Click to see more example sentences
control güç

Jerry, I'm telling you, I have this power and I have no control over it.

Jerry, sana söylüyorum, ben de böyle bir güç var ve onu kontrol edemiyorum.

I've never felt anything so strong, But I can't control it.

Hiç bu kadar güçlü bir şey hissetmemiştim ama kontrol edemiyorum.

This man only thinks about power And control.

Bu adam sadece gücü ve kontrolu düşünüyor.

Click to see more example sentences
control yönetmek

Everybody knows who runs the organization, who controls the traffic

Bu kuruluşu kim yönetiyor, kim trafiği kontrol ediyor herkes bilir

Who controls this group?

Kim yönetiyor bu grubu.

He controls you.

O seni yönetiyor.

Click to see more example sentences
control kontrolcü

A little weird and controlling, but okay.

Bu biraz tuhaf ve kontrolcü, ama peki.

But he's so secretive and controlling.

Ama o kadar ketum ve kontrolcü ki.

Mum was a very controlling woman.

Annem çok kontrolcü bir kadındı.

Click to see more example sentences
control hükümet

The fact is, this research must continue under government control.

Gerçek şu ki, bu araştırma hükümetin kontrolü altında devam etmek zorunda.

It's still under government control.

Orası hâlâ hükümetin kontrolü altında.

The government controls everything.

Hükümet herşeyi kontrol ediyor.

Click to see more example sentences
control komuta

Situation under control. sir!

Durum kontrol altında komutanım!

ls it a command and control ship?

Bir komuta yoksa kontrol gemisi mi?

Command and control comes from Red Crown.

Emir ve komuta Red Crown'dan geliyor.

Click to see more example sentences
control hakim olmak

I wanna show you something, but you gotta control yourself.

Sana bir şey göstermek istiyorum. Ama kendine hakim olmalısın.

Control yourself, all right?

Kendine hakim ol, tamam mı?

Oh, my God, Tim! Control yourself, please.

Aman Tanrım, Tim, kendine hakim ol lütfen.

Click to see more example sentences
control denetimli, denetim

No, sir. I'd keep her under tight control.

Hayır, efendim, onu sıkı denetim altında tutardım.

Yeah, I just have a little of the pre-wedding nerves, but everything's under control.

Evet, biraz düğün öncesi gerginliğim var. Ama her şey denetim altında.

This is a highly controlled substance.

Bu oldukça denetimli bir madde.

Click to see more example sentences
control kumanda etmek

I can override her manually, but I need that control panel.

Elle kumanda edebilirim ama o kontrol paneline ihtiyacım var.

Check the manual control panel.

Elle kumanda panelini kontrol et.

The NEUCOM main control room has been occupied by Cyper.

NEUCOM ana kumanda odası Cyper tarafından işgal edilmiştir.

Click to see more example sentences
control yönetim

That Zeppelin is the command and control center for the whole perimeter.

Zeplin, tüm bu çevre için bir yönetim ve kontrol merkezi.

Anger management, control.

Öfke yönetimi kontrolü

Either Jessica will retain her position, or I will resume control of Pearson Hardman.

Ya Jessica görevine devam eder ya da Pearson Hardman'ın yönetimine ben geçerim.

Click to see more example sentences
control idare

Who's controlling Nathan now?

Şimdi Nathan'ı kim idare ediyor?

Samantha's dive will be controlled by kelsey hess.

Samantha'nın dalışı Kelsey Hess tarafından idare edilecek.

He controls the Flying Dutchman.

"Uçan Hollandalı"yı o idare ediyor.

Click to see more example sentences
control idare etme, idare etmek

Who's controlling Nathan now?

Şimdi Nathan'ı kim idare ediyor?

Samantha's dive will be controlled by kelsey hess.

Samantha'nın dalışı Kelsey Hess tarafından idare edilecek.

He controls the Flying Dutchman.

"Uçan Hollandalı"yı o idare ediyor.

control hakimiyet

Command, control, velocity.

Hakimiyet, kontrol, hız.

control denetleme

Jack Cooper, from the Controller's Office.

Ben Denetleme Dairesi'nden Jack Cooper.