converts

'Cause we only have one convertible and, uh it's a pretty fast car.

Çünkü sadece bir tane üstü açık var, ve o da çok hızlı bir araba.

And he also wants me to buy a new BMW Preferably the convertible.

Ve ayrıca yeni bir BMW almamı da istiyor.. tercihen de üstü açık.

'Cause we only have one convertible and it's a pretty fast car.

Çünkü bir tane üstü açık var. Üstelik çok hızlı bir araba.

I want an Aston Martin, or one of those vintage convertible Mercedes.

Ben bir Aston Martin istiyorum, ya da şu üstü açılan klasik Mercedes'lerden.

Film is just too damn expensive and the theaters are already converting to video projectors.

Film zaten pahalı bir şey. Ve sinemalar da video projektörlerine geçmeye başladı.

Salt water converts silver into silver sulfide and electrolytic reduction reverses the process.

Tuzlu su gümüşü, gümüş sülfüre çevirir ve elekrtolitik indirgenme bu işlemi tersine çevirir.

Dr. McCoy, you, Mr. Scott, and Commander Sulu will convert us a whale tank

Dr McCoy, Bay Scott ve Bay Sulu bize bir balina tankı hazırlayacaklar.

Uh, well, actually, Phil, we're here to buy a convertible.

Aa, şey, aslında, Phil, biz üstü açık almak istiyoruz.

Plus the convertible is a ridiculous choice for this climate.

Ayrıca bu havada o üstü açık araba gülünç bir seçim.

Vehicle is red and white convertible.

Araç, kırmızı beyaz üstü açık.