English-Turkish translations for convict:

mahkum · hükümlü · suçlu · mahkum etmek · suçlu bulmak, suçlu bulmak. · suçlamak · mahkum kimse., mahkum kimse · other translations

convict mahkum

It's not exactly right, but Richard Conway, convicted of drug possession.

Tam olarak doğru değil, ama Richard Conway. Uyuşturucu bulundurmadan mahkum.

It's like asking you why you're a convict.

Senin neden bir mahkum olduğun gibi bir şey.

I knew I wasn't an idiot, or a convict.

Aptal olmadığımı biliyordum, ya da bir mahkum.

Click to see more example sentences
convict hükümlü

'Cause these gentlemen, they ain't just convicts to me. They are my family, okay?

Çünkü bu beyler benim için sadece birer hükümlü değil, onlar benim ailem.

I'm a convicted murderer.

Ben hüküm giymiş bir katilim.

He's a convicted felon!

Hüküm giymiş bir suçlu o!

Click to see more example sentences
convict suçlu

He's an escaped convict, a cold-blooded killer.

O firari bir suçlu, soğukkanlı bir katil.

Yeah, just a true convict.

Sadece gerçek bir suçlu var.

A jury today convicted G. Gordon Liddy and James McCord of eight counts, including burglary, in the Watergate break-in.

Bugün jüri, G. Gordon Liddy ve James McCord'u Watergate soygunu dahil, sekiz suçtan mahkum etti.

Click to see more example sentences
convict mahkum etmek

Preston Tucker goes on trial this morning in the same courthouse Al Capone was convicted.

Preston Tucker bu sabah mahkemeye gitti aynı mahkemede Al Capone mahkum edilmişti.

Peter Florrick was a corrupt and convicted state's attorney.

Peter Florrick ahlaksız ve mahkum edilmiş bir bölge savcısı.

This alone is enough to convict her.

Bu tek başına bile onu mahkum etmeye yeter.

Click to see more example sentences
convict suçlu bulmak, suçlu bulmak.

After Matthew Keane was convicted, Elaine had a nervous breakdown.

Matthew Keane suçlu bulunduktan sonra Elaine bir sinir krizi geçirdi.

Yes, they'll convict you.

Evet, sizi suçlu bulacaklar.

Maybe we'll actually convict somebody.

Belki gerçekten suçlu birini bulabiliriz.

Click to see more example sentences
convict suçlamak

No jury would convict me, John.

Hiçbir jüri beni suçlayamaz, John.

A sex tape isn't enough to convict me of murder.

Bir seks kasedi, beni cinayetle suçlamak için yeterli değil.

convict mahkum kimse., mahkum kimse

And after Carlos was convicted No one's been convicted yet, Mrs Solís.

Ve Carlos mahkum olduktan sonra Daha henüz kimse mahkum olmadı Bayan Solis.