English-Turkish translations for cook:

aşçı · yemek yapmak · pişirmek · hazırlamak · ahçı · uydurmak · pişmek · other translations

cook aşçı

You quit working for just one night, and I will cook you a healthy, delicious dinner.

İşe çıkmak sadece bir gece için, ve sana sağlıklı bir aşçı olacak Lezzetli bir akşam yemeği.

This prison isn't ready for a cook like you.

Bu hapishane senin gibi bir aşçıya hazır değil.

Your mother is a great cook, eh?

Annen iyi bir aşçı, değil mi?

Click to see more example sentences
cook yemek yapmak

She probably also wants to have a house to clean and children to cook for.

Belki o da temizlemek için bir ev, yemek yapmak için çocuklar istiyordur.

So, last week, did you cook for her here or did you order in?

Geçen hafta, ona burada yemek mi yaptınız yoksa sipariş mi verdiniz?

The good news is, Dr Bean and I are cooking.

İyi haber, Dr. Bean ve ben yemek yapıyoruz.

Click to see more example sentences
cook pişirmek

It must be wonderful to cook like that for people,

İnsanlar için yemek pişirmek harika bir şey olmalı.

Not like anything that is not cooked dead or know a chicken

Öyle bir şey değil ki pişmiş değil Ölü bir tavuk gibi biliyorum

About cooking How to cook beans, tell us that. Yes.

Pişirme Hakkında fasulye pişirmek için Nasıl, bize söyle.

Click to see more example sentences
cook hazırlamak

Please cook me something nice for breakfast

Lütfen bana güzel bir kahvaltı hazırla.

Your mother is cooking you a big birthday dinner.

Annen sana büyük bir doğum günü yemeği hazırlıyor.

Bones cooked breakfast this morning.

Bones bu sabah kahvaltı hazırladı.

Click to see more example sentences
cook ahçı

A wonderful woman and terrible cook.

Harika bir kadın Ve korkunç bir ahçı.

Amanda, you're just become a great cook.

Amanda, sen sadece harika bir ahçı oldun.

Hey. Is there a new cook in the kitchen?

Hey, mutfakta yeni bir ahçı var?

Click to see more example sentences
cook uydurmak

Jane's cooking probably suits you just fine.

Jane's pişirme muhtemelen sadece iyi uyuyor.

Hey, Finch, our ecstasy cook just woke up.

Hey Finch. Bizim ekstazi aşçısı uyandı demin.

This meth cook, Coster, he was tried but not convicted.

Bu uyuşturucu imalatçısı Coster, yargılanmış ama hüküm giymemiş.

cook pişmek

I'm cooked, too.

Ben de piştim.