English-Turkish translations for cool:

havalı · iyi · harika · sakin · hoş · çok iyi · cool · serin · soğuk · soğukkanlı · mükemmel · karizmatik · tamı tamına · serin yer · soğutucu · klas · fiyakalı · kayıtsız · oldukça soğuk · serinlemek · other translations

cool havalı

Are you ready to see something really, really cool?

Gerçekten ama gerçekten havalı bir şey görmeye hazır mısın?

That sounds really cool.

Bu çok havalı görünüyor.

This is a cool jacket, and I am a cool guy.

Bu havalı bir ceket ve ben havalı bir adamım.

Click to see more example sentences
cool iyi

He's funny and he's cool, and everybody likes him, which is part of the problem.

İyi ve komik biri ve onu herkes beğeniyor ki bu da sorunun bir parçası.

That is very, very cool.

Bu çok ama çok iyi.

No, no, he's cool.

Hayır, hayır o iyidir.

Click to see more example sentences
cool harika

Hey, you wanna see something really cool?

Hey, harika bir şey görmek ister misin?

Oh, hey, that's cool. Right?

Hey, bu harika Değil mi?

Yeah, a brother would be cool.

Evet, bir kardeş harika olurdu.

Click to see more example sentences
cool sakin

Okay, whatever happens, just be quiet and be cool.

Tamam, ne olursa olsun sessiz ve sakin ol.

So? cool down, come, come.. drink it in.

O zaman? Sakin ol, gel, gel şunu.

Come on, man, cool, man.

Yapma, dostum. Sakin ol.

Click to see more example sentences
cool hoş

I think he's really cool, but he just seems like a wild and crazy boy.

Bence o oldukça hoş biri fakat vahşi ve çılgın bir çocuk gibi görünüyor.

Dude, that is just not cool.

Dostum, bu hiç hoş değil.

It's not cool, okay?

Hiç hoş değil, tamam mı?

Click to see more example sentences
cool çok iyi

It's a cool car, but this is a much better car.

Güzel araba ama bu çok daha iyi bir araba.

My best friend is so cool.

En iyi dostum çok havalı.

Wow, that's so cool.

Vay, bu çok iyi.

Click to see more example sentences
cool cool

Everybody, this is my son Cool

Millet bu benim oğlum, Cool.

Dad, be cool, man.

Baba, cool ol ahbap.

But why does he always say, "Hey, I'm LL Cool J?

Ama niye her zaman "Merhaba, ben LL Cool J" diyor?

Click to see more example sentences
cool serin

I know a place that's very cool.

Ben çok serin bir yer biliyorum.

This isn't cool.

Bu serin değil.

Blue and cool and kind

Mavi, serin ve nazik

Click to see more example sentences
cool soğuk

Yeah, the water was nice and cool

Evet, su çok güzel ve soğuktu.

This car is so cool.

Bu araba çok soğuk.

Hey, cool it with that stuff, man.

Hey, Bu şeyler ile adam çok soğuk.

Click to see more example sentences
cool soğukkanlı

You're a pretty cool girl aren't you.

Bayağı soğukkanlı bir kızsın, değil mi?

A leader must remain cool and calm.

Bir lider sakin ve soğukkanlı olmalıdır.

Only a cool and logical man could have engineered such an exploit.

Sadece soğukkanlı ve mantıklı bir adam böyle bir macerayı tasarlayabilirdi.

Click to see more example sentences
cool mükemmel

That's great, that's cool.

Bu harika, Bu mükemmel.

Dude, that's almost cool.

Dostum, bu neredeyse mükemmel!

Okay, this is seriously cool.

Pekala, bu gerçekten mükemmel.

Click to see more example sentences
cool karizmatik

That guy is many things, but he's definitely not cool.

Bu adam bir çok şey olabilir, ama kesinlikle karizmatik değil.

Okay, this guy is so cool.

Tamam, bu adam çok karizmatik.

Yes. She's pretty cool, huh?

Evet. oldukça karizmatik değil mi?

Click to see more example sentences
cool tamı tamına

It's not exactly cool.

Tam olarak havalı değil.

just right now, but it's cool.

Tam şu anda. Ama sorun yok!

This is a cool song.

Tam havalı bir şarkı.

Click to see more example sentences
cool serin yer

I know a place that's very cool.

Ben çok serin bir yer biliyorum.

Marcus, that is not a cool, dry place!

Marcus, bu serin ve kuru bir yer değil!

Somewhere nice and cool.

Güzel ve serin bir yerlere.

Click to see more example sentences
cool soğutucu

A sudden and dramatic cooling beam.

Ani ve çarpıcı bir soğutucu ışını.

Need ice packs and cooling blankets.

Buz torbası ve soğutucu battaniye lazım.

Cool boxes, DVD, video games.

Soğutucu, dvd, video oyunları.

cool klas

Just watch I'll show you something cool

Sadece izle, Sana klas bir şey göstereceğim.

He's weird, but he's cool.

Garip ama klas biri.

You're lookin' cool tonight.

Bu gece klas görünüyorsun.

cool fiyakalı

That's why it's cool.

İşte bu yüzden fiyakalı.

Cool place, huh?

Fiyakalı yer ha?

cool kayıtsız

Record stores that's cool, huh?

Kayıt stüdyoları bu havalı, ha?

cool oldukça soğuk

Something tall and cool, I don't care what.

Büyük ve soğuk bir şey, ne olacağı umurumda değil.

cool serinlemek

Maybe I can find an old cathedral to cool off in.

Belki ben de serinlemek için eski bir katedral bulabilirim.