English-Turkish translations for coop:

kümes · tıkmak · kafes · other translations

coop kümes

I just wanted a coop.

Sadece bir kümes istedim.

The chicken lives in a coop, or in the freezer.

Tavuk ya bir kümeste yaşar, ya da bir dondurucuda.

Rupert, extra chicken in the coop.

Rupert, kümeste bir tavuk daha var.

coop tıkmak

Ah! Well, one can't be cooped up in a room all day, right?

Bütün gün bir odaya tıkılıp kalmak iyi olmaz değil mi?

Nobody wants to stay cooped up here forever.

Kimse burada sonsuza dek tıkılıp kalmak istemez.

Being cooped up for hours is not good

Bir yerde saatlerce tıkılıp kalmak iyi değil.

coop kafes

No chance of our tunnelling through this coop, Von Ryan.

Bu kafesten bir tünel kazma şansımız yok, Von Ryan.