English-Turkish translations for core:

çekirdekli, çekirdek · merkez · · ana · çekirdek bellek · esas · temel · other translations

core çekirdekli, çekirdek

I told you to destroy the boy robot And bring back the blue core.

Sana dedim ki, robot çocuğu yok et ve Mavi Çekirdeği geri al.

Core Command, this is Alpha Shuttle.

Çekirdek komutası, burası Alfa mekiği.

Yeah, well, Marrick activated the Asgard core, so We're expecting Ori ships around here sometime soon.

Evet, ama Marrick Asgard çekirdeğini harekete geçirdi, yani Ori gemileri yakında buraya gelir.

Click to see more example sentences
core merkez

One heat source, could be biological, near the core, but that's all.

Bir ısı kaynağı. Biyolojik olabilir. Merkeze yakın ama hepsi bu.

Proceeding toward the core, no contact, no casualties.

Merkeze doğru ilerliyoruz. Temas yok, kayıp yok.

Near the core, but that's all.

Merkeze yakın, ama hepsi bu.

Click to see more example sentences
core

Bridge, we're five minutes from a warp core breach.

Köprü, warp çekirdeği beş dakika içinde patlayacak.

The hard-core girls just wear lingerie and some form of animal ears.

Sert kızlar sadece çamaşırı giyip bir tür hayvan kulağı takarlar.

It's all stored in this liquid memory core.

Bütün hepsi bu sıvı bellek çekirdeğinin içinde.

Click to see more example sentences
core ana

Not entirely, the core memory is still intact.

Tam olarak değil. Ana hafıza hâlâ sağlam.

Warp core and main propulsion are on line.

Warp çekirdeği ve ana itiş sistemleri devrede.

Core update complete.

Ana güncelleme tamamlandı.

Click to see more example sentences
core çekirdek bellek

T'POL: This section houses a redundant memory core.

Bu bölüm fazladan bir bellek çekirdeği barındırıyor.

It's all stored in this liquid memory core.

Bütün hepsi bu sıvı bellek çekirdeğinin içinde.

The memory core was damaged.

Bellek çekirdeği hasar görmüş.

core esas

Core strength lasts a lifetime.

Esas güç bir ömür boyu sürer.

This game became the core of their sibling rivalry.

Bu oyun onların kardeş rekabetinin esası oldu.

core temel

What? core of self-contempt that is always a principal factor.

Ne? küçümsemenin nedenini yok etmektir, temel faktör her zaman bu.

Your core audience justexpects it.

Temel seyirci kitlen bunu bekler.