English-Turkish translations for corner:

köşeli, köşe · köşe başı · köşeyi dönmek, köşe dönmek · bölge · çekmek · other translations

corner köşeli, köşe

I bet you that there is something better right around the corner for both of us.

Ben orada bahis bir şey daha iyi olur sağ etrafında İkimiz için köşe.

Beige, gray maybe a shock of color somewhere, like an orange lamp in the corner or something like that, you know?

Bej, gri bir köşede bir renk şoku olabilir, turuncu bir lamba mesela ya da onun gibi bir şey.

Well, big news out of this corner.

Bu köşeden de büyük haberler var.

Click to see more example sentences
corner köşe başı

Yeah, in this city, there's one on every corner.

Evet bu şehirde her köşe başında bir tane var.

There's a coffee shop around the corner.

Köşe başında bir kahve dükkânı var.

There's a guy around some corner.

Her köşe başında bir adam var.

Click to see more example sentences
corner köşeyi dönmek, köşe dönmek

Yeah, round the corner, bunch of kids playing football.

Evet, köşeyi dönünce, bir sürü çocuk futbol oynuyor.

Yeah, yeah, around the corner.

Evet, evet köşeyi dönün.

At my old house a motorcycle crashed rounding the corner one night.

Eski evimde bir gece, bir motosiklet köşeyi dönerken kaza yaptı.

Click to see more example sentences
corner bölge

Hey! And in this corner, District Attorney Charles Friedkin.

Ve bu köşede bölge savcısı Charles Friedkin var.

The same corner as Linda Russo.

Linda Russo ile aynı bölge.

Industrial sector, corner of Rayford and commerce.

Endüstri bölgesi, Rayford ve Commerce'in köşesi.

Click to see more example sentences
corner çekmek

Why are Indian and Pakistani diplomats stuck in their corners?

Neden Hint ve Pakistanlı diplomatlar kendi köşelerine çekilsinler ki?