English-Turkish translations for corruption:

yolsuzluk · rüşvet · bozulma · ahlaksızlık · fesat · rüşvetçilik · other translations

corruption yolsuzluk

Only a few years ago, the world was a mess global warming, financial corruption, terrorism everywhere.

Daha bir kaç yıl önce dünya, küresel ısınma, mali yolsuzluk ve terörizmle kirlenmişti.

But this is a high-level, political corruption case.

Ama bu, yüksek seviye siyasi yolsuzluk davası.

So much crime and corruption.

Bu kadar suç ve yolsuzluk.

Click to see more example sentences
corruption rüşvet

Steal, lies, corruption or murder?

Yalan, Hırsızlık, Rüşvet ya da Cinayet?

You have corrupted one man and saved thousands from banditry.

Sen bir adama rüşvet verdin ve binlerce adamı eşkiyalıktan kurtardın.

Tax evasion, fraud, police corruption.

Vergi kaçırma, dolandırıcılık, polise rüşvet.

Click to see more example sentences
corruption bozulma

It's a story about politics and greed, corruption and betrayal.

Bu politika, açgözlülük, bozulma ve ihanet üzerine bir haber.

What kind of corruption?

Ne tür bir bozulma?

It's not corruption.

Bu bozulma değil.

Click to see more example sentences
corruption ahlaksızlık

this town of lust and corruption!

bu kasaba şehvet ve ahlaksızlık yuvası!

Warlords, corruption, civil war.

Savaş lordları, ahlaksızlık, savaş.

False accusations, corruption

Yanlış suçlama, ahlaksızlık

Click to see more example sentences
corruption fesat

Lies and corruption have replaced justice and morality

Yalan ve fesat, adalet ve ahlakın yerini aldı.

who weeps for these weeps for corruption.

Bunlar için ağlayan fesat için ağlar.

corruption rüşvetçilik

Public corruption, civil rights, organized crime, drugs, kidnapping.

Rüşvetçilik, sivil haklar, organize suç, uyuşturucu, adam kaçırma.