English-Turkish translations for counter:

karşı · sayaca, sayaç, sayacı · tezgâh · karşılık · reçetesiz · karşılık vermek · marka · karşıt · banko · sayıcı · other translations

counter karşı

But this was a huge gamble because the Allies could turn back and counter attack.

Ama bu çok büyük bir kumardı çünkü müttefikler geri dönebilir ve karşı saldırıya geçebilirlerdi.

Yeah, here's my counter offer.

Evet. İşte karşı teklifim.

I'm lsabel George, Director of Counter Espionage at the ClA.

Ben Isabel George, CIA Karşı Casusluk Birimi müdürüyüm.

Click to see more example sentences
counter sayaca, sayaç, sayacı

Finally, one day, he came to sit at the counter and he ordered a drink.

Sonunda bir gün, o geldi ve sayaç oturdu ve o bir içki emretti.

We found a Geiger counter upstairs.

Yukarıda bir Geiger sayacı bulduk.

We found a Geiger counter.

Bir Gayger sayacı bulduk

Click to see more example sentences
counter tezgâh

Do yourself a favor, Burt, throw some cash up on that counter.

Kendine bir iyilik yap, Burt, tezgahın üzerine biraz para koy.

Lily spilled some juice on the counter.

Lily tezgâha biraz meyve suyu döktü.

Get off the damn counter, Max!

İn şu lanet tezgâhtan, Max.

Click to see more example sentences
counter karşılık

I'll counter with Dragon Queen.

Ejderha Kraliçe ile karşılık veririm.

And the Chumhum algorithm just countered that gaming

Chumhum algoritması da bu oyuna karşılık vererek

You countered by bringing me here.

Beni buraya getirecek karşılık verdi.

Click to see more example sentences
counter reçetesiz

Yes, it's an over-the-counter medicine, but this is medicine.

Tamam, reçetesiz satılan bir ilaç, ama yine de ilaç.

Energy drink mixed with an over-the-counter steroid. androstenedione.

Reçetesiz satılan bir steroidle karıştırılmış enerji içeceği. Androstenedion.

Over-the-counter medications just aren't hip enough.

Reçetesiz ilaçlar yeterince seksî değil.

Click to see more example sentences
counter karşılık vermek

I'll counter with Dragon Queen.

Ejderha Kraliçe ile karşılık veririm.

And the Chumhum algorithm just countered that gaming

Chumhum algoritması da bu oyuna karşılık vererek

You countered by bringing me here.

Beni buraya getirecek karşılık verdi.

Click to see more example sentences
counter marka

Team USA countering with Mark Johnson at center between Mcclanahan and Dave Silk.

USA takımının ilk ekibinde de Mark Johnson, MacCalligin ve Dave Silky var.

A generic brand. An over-the-counter Tic-Tac.

Bir uyduruk marka Süresi geçmiş bir Tic-Tac.

counter karşıt

Some kind of counter electromagnetic field.

Bir tür karşıt elektromanyetik alan var.

The counter-revolutionary Yuan Shiqing!

Kahrolsun devrim karşıtı Yuan Shiqing!

counter banko

New marble counters, hardwood floors, recessed lighting.

Yeni mermer banko, parke taban, gömme aydınlatma.

Give me at least two men, no, one man per every two counters.

Bana her iki banko başına en az iki, hayır, bir adam verin.

counter sayıcı

Hey counter girl!

Hey sayıcı kız!