English-Turkish translations for courier:

kurye · ulak · ajan · Haberci · other translations

courier kurye

Well, for a diplomatic courier, you're not very diplomatic, are you?

Bir diplomatik kurye için pek de diplomatik değilsiniz, değil mi?

No, that is a hired courier, known by my sources only as K.

Hayır. Bu, kaynaklarıma göre kiralık kurye. Sadece K. olarak biliniyor.

So I hired a Russian courier.

Bu yüzden Rus kuryeyi tuttum.

Click to see more example sentences
courier ulak

Caesar, forgive me, but a courier has just arrived from Germany.

Caesar, bağışlayın beni, az önce Almanya'dan bir ulak geldi.

Courier from General Custer.

General Custer'dan bir ulak.

A courier, a plotter

Bir ulak bir suikastçi.

courier ajan

To be some sort of agent or courier, I think.

Gizli ajan ya da kurye olmak için sanırım.

courier Haberci

Dr. Yueh sent a courier.

Dr. Yueh bir haberci gönderdi.