English-Turkish translations for court:

mahkemesi, mahkeme · kort · saray · tenis kortu · kur · saha · kur yapmak · duruşma · istemek · aramak · alan · hükümdarlık · saltanat · other translations

court mahkemesi, mahkeme

Hey, man. Listen, man, I got an important appointment after my court date, man.

Hey dostum, dinle dostum, mahkemeden sonra çok önemli bir randevum var.

Sir, did everything go well in court today?

Efendim, bugün mahkemede her şey yolunda mıydı?

And then it turned up in court.

Sonra da bu mahkemede ortaya çıktı.

Click to see more example sentences
court kort

Martin, your grandfather has a swimming pool, two tennis courts, and a sauna on his property.

Dedenlerin orada bir yüzme havuzu, iki tenis kortu ve bir de sauna var Martin.

Well, this isn't a tennis court.

Burası bir tenis kortu değil.

Near the tennis courts, george realized he was perhaps doing something stupid.

Tenis kortu yakınlarında fark etti belki de aptalca bir şey yapıyordu.

Click to see more example sentences
court saray

Then why haven't I seen you at court?

O zaman seni daha önce neden sarayda görmedim?

An excellent painting will earn Mr. Finn a small place at court.

Muhteşem bir resim Bay Finn'e sarayda küçük bir yer kazandıracak.

In a few years, I was his court composer.

Bir kaç yıl içinde, Saray Bestecisi oldum.

Click to see more example sentences
court tenis kortu

Martin, your grandfather has a swimming pool, two tennis courts, and a sauna on his property.

Dedenlerin orada bir yüzme havuzu, iki tenis kortu ve bir de sauna var Martin.

Well, this isn't a tennis court.

Burası bir tenis kortu değil.

Near the tennis courts, george realized he was perhaps doing something stupid.

Tenis kortu yakınlarında fark etti belki de aptalca bir şey yapıyordu.

Click to see more example sentences
court kur

During those three years I had another man courting me.

O üç yıl boyunca bana kur yapan başka bir erkek vardı.

So you're courting me.

Bana kur yapıyorsun yani.

But Dr Morgan, I never courted Mrs Rose!

Fakat Dr. Morgan, Bayan Rose'a asla kur yapmadım!

Click to see more example sentences
court saha

Call me later, but this house has a pool and a tennis court.

Beni sonra ara, bu evin bir havuz ve tenis sahası var.

This is a basketball court.

Burası bir basketbol sahası.

I built a basketball court.

Bir basketbol sahası yaptım.

Click to see more example sentences
court kur yapmak

During those three years I had another man courting me.

O üç yıl boyunca bana kur yapan başka bir erkek vardı.

So you're courting me.

Bana kur yapıyorsun yani.

But Dr Morgan, I never courted Mrs Rose!

Fakat Dr. Morgan, Bayan Rose'a asla kur yapmadım!

Click to see more example sentences
court duruşma

Rise and state your name and address for the court.

Ayağa kalk ve duruşma için adını ve adresini söyle.

After court today,

Bugün duruşmadan sonra

And now we have Leo's court date.

Ve şimdi bir de Leo'nun duruşma günü var.

Click to see more example sentences
court istemek

The royal court wants something more specific.

Kraliyet meclisi biraz daha özel bir şey istiyor.

Yes, we'll need all his court and prison records,

Evet, tüm mahkeme ve hapishane kayıtlarını istiyoruz.

So, what you're saying is federal court denied me again?

Yani demek istediğin federal mahkeme beni tekrar reddetti.

Click to see more example sentences
court aramak

Call me later, but this house has a pool and a tennis court.

Beni sonra ara, bu evin bir havuz ve tenis sahası var.

The court will recess an hour and a half for lunch.

Mahkeme, öğle yemeği için bir buçuk saat ara verecek.

Ladies and gentlemen. the Court will retire.

Bayanlar ve baylar Mahkeme ara veriyor

Click to see more example sentences
court alan

There's a large park with playing fields and tennis courts.

Büyük bir park var içinde oyun alanları ve tenis kortları var.

court hükümdarlık

The Ayuthaya royal court became more powerful than Sukhothai and expanded to the east

Ayuthaya hükümdarlığı Sukhothai'den çok daha güçlü duruma geldi ve Doğu'ya doğru genişledi.

court saltanat

Afina and her court.

Afina ve onun saltanatı.