English-Turkish translations for cover:

korumak · kaplı, kap · kapak, kapaklı · siper · kapamak, kapatmak · örtmek · örtü, örtülü · kılıf · öldürmek · idare etmek · kamuflaj · sigorta · paravan · almak · maske · kaplamak · gizlemek · saklamak · kapsamak · korunak · kaplama · örtme · cilt · yazmak · kollamak · bahane · sığınak · other translations

cover korumak

You stay here, cover the front.

Sen burada kal ve ön tarafı koru.

Please cover him!

Onu koru lütfen!

Carlos, cover me!

Carlos, beni koru!

Click to see more example sentences
cover kaplı, kap

Now cover your eyes and give me your hand.

Şimdi gözlerini kapa ve bana ellerini ver.

Sure, a handcuffed woman covered in Cool Whip and Wild Turkey, but still a woman.

Üstü krema ve viski kaplı, elleri kelepçeli bir kadın ama yine de bir kadın.

Claire, turn around, cover your ears.

Claire, arkanı dön, kulaklarını kapa.

Click to see more example sentences
cover kapak, kapaklı

Just a thought, but isn't that a cool cover?

Sadece bir düşünce, ama şu güzel bir kapak değil mi?

I have no damn cover!

Lanet olası kapağı da yok!

Will you cover for me?

Benim için kapak olacak?

Click to see more example sentences
cover siper

This might be a good time to take cover.

Siper almak için iyi bir zaman olabilir.

Oh, take cover!

Oh, siper al!

And I just said: cover!

Ben de siper al dedim.

Click to see more example sentences
cover kapamak, kapatmak

keep windows and doors covered, and please report any signs of the infection.

kapıları ve pencereleri kapatın ve herhangi bir enfeksiyon belirtisini lütfen rapor edin.

What, you think that Mark Gabriel is covering his tracks?

Ne yani, sizce Mark Gabriel izlerini kapatıyor mu?

Commander! Get a squad to cover the entrance!

Kumandan! girişi kapatmak için bir takım al!

Click to see more example sentences
cover örtmek

All right, just going to cover up your eyes just to be safe, okay?

Pekala, sadece gözlerini örtmek için gidiyor tamam mı, güvenli olması için?

Chief, please cover them.

Şef, onları ört lütfen.

There's something Soft and cold, but it-it's covering something hard.

Yumuşak ve soğuk bir şey vardı ama sert bir şeyi örtüyordu.

Click to see more example sentences
cover örtü, örtülü

And being a dancer could just be his cover.

Ve bir dansçı olmanın sadece onun örtü olabilir.

It'd be a perfect cover, wouldn't it?

Mükemmel bir örtü olurdu, değil mi?

It's some kind of saddle cover.

Bu bir çeşit eyer örtüsü.

Click to see more example sentences
cover kılıf

And she's perfect cover for him.

Ve onun için mükemmel bir kılıf.

That's a perfect cover.

Bu mükemmel bir kılıf.

And we will need to find you a cover.

Ve bir de sana bir kılıf bulmamız gerek.

Click to see more example sentences
cover öldürmek

Jackie, a man is dead, and that is a big problem but trying to cover it up is an even bigger one.

Jackie, adamın biri öldü ve bu büyük bir problem ama bunu örtbas etmek daha büyük bir problem.

Rick kills his girlfriend, and he's still covering for him.

Rick onun kız arkadaşını öldürüyor ve o da hâlâ onu koruyor.

It's proof that she's trying to cover up the truth, Your Honor, and the truth is that Elizabeth Keen killed Eugene Ames.

O gerçeği örtbas etmeye çalışıyor işte bu kanıtı, senin onur, Ve gerçeği. Elizabeth ames Eugene öldürdü istekli olduğunu.

Click to see more example sentences
cover idare etmek

Thanks for covering for me, by the way.

Beni idare ettiğin için sağ ol bu arada.

Take the car and cover for me.

Arabayı al ve beni idare et.

Just cover me for ten minutes.

Beni sadece on dakika idare et.

Click to see more example sentences
cover kamuflaj

Because she is "La Femme Nikita," and her job at Modern Fashion is just a cover.

Çünkü o bir "La Femme Nikita" Ve Modern Fashion'daki işi de sadece bir kamuflaj.

And her job at modern fashion is just a cover.

Ve Modern Fashion'daki işi de sadece bir kamuflaj.

so this whole ClA thing was just a cover?

Yani tüm bu CIA şeyleri bir kamuflaj mıydı?

Click to see more example sentences
cover sigorta

Listen number one, it's an experimental surgery, so it's not even covered by insurance.

Dinle İlk olarak, bu deneysel bir ameliyat, yani sigorta tarafından karşılanmıyor bile.

Expensive, and insurance won't cover it.

Çok pahalı ve sigorta bunu karşılamaz.

Does insurance cover that?

Bu sigorta kapsamında mı? Ne?

Click to see more example sentences
cover paravan

It's a cover.

Bu bir paravan.

This is just our cover.

Burası sadece bir paravan.

The job was a cover!

Bu bir paravan!

Click to see more example sentences
cover almak

This might be a good time to take cover.

Siper almak için iyi bir zaman olabilir.

Why is it so hard to get a goddamn album cover?

Neden lanet bir albüm kapağı almak bu kadar zor?

MAN: Take cover!

Adam: kapağı almak!

Click to see more example sentences
cover maske

A successful cover becomes almost second nature.

Başarılı bir maske neredeyse ikinci bir mizaç olur.

That's his cover.

Bu onun maskesi.

All this is just a pretence, a mask covering a bestial animal.

Tüm bunlar sadece bir aldatmaca vahşi hayvanı gizleyen bir maske.

Click to see more example sentences
cover kaplamak

Yes, but now it takes two kits to cover one body.

Evet ama artık bir cesedi kaplamak için iki tane gerekiyor.

It covers an entire block.

Tüm bir bloğu kaplar.

Our frost, it covers like a blanket.

Bizim karımız bir battaniye gibi kaplar.

Click to see more example sentences
cover gizlemek

Abu Omar, give me something to cover him.

Abu Omar, onu gizlemek için bir şey ver.

Happiness is the best cover for clinical depression.

Mutluluk, klinik depresyonu gizlemek için en iyi yoldur.

Mixed signals cover all possibilities.

Karışık sinyaller tüm olasılıkları gizliyor.

Click to see more example sentences
cover saklamak

She's either covering for him or hiding something.

O da adamı koruyor ya da bir şeyler saklıyor.

This wallpaper is covering something.

Bu duvar kağıdı bir şeyler saklıyor.

To cover up for stuff.

Bir şeyleri saklamak için.

Click to see more example sentences
cover kapsamak

Nice, general term, covers all the crabs and spiders, too.

Güzel, genel bir terimdir. Bütün örümcek ve yengeçleri de kapsar.

That covers it, right?

Bunu da kapsar değil mi?

This covers you.

Bu seni kapsar.

Click to see more example sentences
cover korunak

At least there's some cover up there.

Oraya. En azından orada korunak var.

There's no cover here.

Burada hiç korunak yok.

How much cover, Captain?

Korunak ne kadar Yüzbaşı?

Click to see more example sentences
cover kaplama

These conduits are covered with gaIlicite plating.

Bu kanallar, jelasit kaplamaları ile kaplanmış.

Ditch-cover-board, damp and soggy all year round.

Hendek-kaplama-kalas, bunca yıldır ıslak ve sulu.

Wood-veneer wall coverings.

Ağaç-kaplama duvar döşemeleri.

cover örtme

But there's no cover-up here, Peter.

Ama üstünü örtme falan yok, Peter.

Larry,I can't keep covering for you.

Larry, senin hatalarını örtmeye devam edemem.

cover cilt

A beautiful hard-cover book.

Güzel ciltli bir kitap.

cover yazmak

I covered two similar kidnapping cases for "buzzwire" last year.

Geçen yıl Buzzwire için benzer iki kaçırılma hikayesi yazmıştım.

cover kollamak

I'll cover your arse because it's my arse too.

Senin kıçını kollayacağım çünkü o benim de kıçım.

cover bahane

Evan's birthday is a really good cover.

Evan'ın doğumgünü çok iyi bir bahane.

cover sığınak

Rifle pits, foxholes, antitank guns machine guns, blockhouses, pillboxes, and earth-covered structures.

Tüfek yuvaları, siperler, bazukalar makineli tüfekler, sığınaklar, korunaklar ve toprakla örtülü sığınaklar.