English-Turkish translations for covering:

kapak · örtbas · örten · örtü · koruma · üst · kaplayan · kaplama · örtme · kabuk · sığınak · kat · other translations

covering kapak

Just a thought, but isn't that a cool cover?

Sadece bir düşünce, ama şu güzel bir kapak değil mi?

I have no damn cover!

Lanet olası kapağı da yok!

Will you cover for me?

Benim için kapak olacak?

Click to see more example sentences
covering örtbas

Jackie, a man is dead, and that is a big problem but trying to cover it up is an even bigger one.

Jackie, adamın biri öldü ve bu büyük bir problem ama bunu örtbas etmek daha büyük bir problem.

And a great cover for our real business.

Gerçek işimiz için de harika bir örtbas.

Is this a cover-up for a secret marriage?

Bu gizli bir evlilik için bir örtbas mı?

Click to see more example sentences
covering örten

All right, just going to cover up your eyes just to be safe, okay?

Pekala, sadece gözlerini örtmek için gidiyor tamam mı, güvenli olması için?

Chief, please cover them.

Şef, onları ört lütfen.

There's something Soft and cold, but it-it's covering something hard.

Yumuşak ve soğuk bir şey vardı ama sert bir şeyi örtüyordu.

Click to see more example sentences
covering örtü

And being a dancer could just be his cover.

Ve bir dansçı olmanın sadece onun örtü olabilir.

It'd be a perfect cover, wouldn't it?

Mükemmel bir örtü olurdu, değil mi?

It's some kind of saddle cover.

Bu bir çeşit eyer örtüsü.

Click to see more example sentences
covering koruma

I'll cover you, Smoke and cover,

Seni koruyacağım. Duman ve koruma.

Smoke and cover.

Duman ve koruma.

Then stop covering for him.

O zaman onu korumayı kes.

Click to see more example sentences
covering üst

Sure, a handcuffed woman covered in Cool Whip and Wild Turkey, but still a woman.

Üstü krema ve viski kaplı, elleri kelepçeli bir kadın ama yine de bir kadın.

Why is it he's always covered in blood?

Neden üstü her zaman kan kaplı oluyor?

Why isn't that body covered?

Neden bu cesedin üstü örtülü değil?

Click to see more example sentences
covering kaplayan

It's a strategic point, covering these two points.

Şu iki noktayı kaplayan stratejik bir nokta.

The silver covering our victim's body was indeed paint.

Bizim kurbanın vücudu kaplayan gümüş gerçekten boya oldu.

Darkness covers me again.

Karanlık kapladı beni tekrar.

Click to see more example sentences
covering kaplama

These conduits are covered with gaIlicite plating.

Bu kanallar, jelasit kaplamaları ile kaplanmış.

Ditch-cover-board, damp and soggy all year round.

Hendek-kaplama-kalas, bunca yıldır ıslak ve sulu.

Wood-veneer wall coverings.

Ağaç-kaplama duvar döşemeleri.

covering örtme

But there's no cover-up here, Peter.

Ama üstünü örtme falan yok, Peter.

Larry,I can't keep covering for you.

Larry, senin hatalarını örtmeye devam edemem.

covering kabuk

Cover him with 'tepezcohuite' bark.

'tepezcohuite' ağacının kabuğuyla sar onu.

covering sığınak

Rifle pits, foxholes, antitank guns machine guns, blockhouses, pillboxes, and earth-covered structures.

Tüfek yuvaları, siperler, bazukalar makineli tüfekler, sığınaklar, korunaklar ve toprakla örtülü sığınaklar.

covering kat

The cable is three storeys high and covered with grease.

Kablo üç kat uzunluğunda ve gres yağıyla kaplı.