English-Turkish translations for crash:

kaza · düşmek · kaza geçirmek · çarpma · batmak · hızlı · çarpmak · kırmak · çatırtı · other translations

crash kaza

Because the crime scene, crash site, two entirely different places.

Çünkü cinayet mahalliyle kaza bölgesi tamamen iki farklı yerde.

Since the crash, he's been a danger to himself and to other drivers.

O kazadan beri, hem kendisi hem de diğer sürücüler için bir tehlike.

She's dead but it wasn't the crash.

O da öldü ama kazada değil.

Click to see more example sentences
crash düşmek

Maybe a fire or maybe a plane crash in the woods.

Belki bir yangın ya da ormana düşen bir uçak.

Now, where this thing landed or crashed or whatever

Şimdi, bu şey nereye indi ya da düştü. Her neyse.

Uh-huh. That's why the plane crashed, my friends died

Uçak bu yüzden düştü ve arkadaşlarım bu yüzden öldüler.

Click to see more example sentences
crash kaza geçirmek

Last year Brad bought a motorcycle, crashed it, and then sold the parts to his cousin Randall.

Geçen sene, Brad bir motosiklet aldı, kaza yaptı ve parçalarını da kuzeni Randall'a sattı.

Well, there was a crash last year.

Şey, geçen yıl bir kaza oldu.

You shut up, this car had a crash before.

Kes sesini, bu araba daha önce kaza geçirmiş.

Click to see more example sentences
crash çarpma

The patient's cuffs were somehow severed during the crash.

Hastanın kelepçeleri her nasılsa çarpma sırasında kopmuş.

The crash caused too much damage, and overload was inevitable.

Çarpma çok fazla hasara neden oldu, aşırı yüklenme kaçınılmazdı.

This crash might bring a worm.

Bu çarpma bir solucan getirecektir.

crash batmak

Copper's crashed in New York!

Copper New York'ta battı!

Tara Holdings crashes.

Tara Holding batıyor.

Since Globodyne, the local property market crashed, Dick.

Evimiz. Globodyne'den beri yerel mülk pazarı battı, Dick.

crash hızlı

What about the high speed car crash?

Peki ya yüksek hızda araba kazası?

High speed car crash.

Yüksek hızla araba kazası.

Goddamn it, blood pressure crashing.

Lanet olsun, kan basıncı hızlanıyor.

crash çarpmak

I think technically is called crashing.

Sanırım teknik olarak çarpmak deniyor.

Like not crashing?

Çarpmak gibi mi?

crash kırmak

It's crashed before

Daha önce kırılmıştı

Tycho. An asteroid crashed there and broke the moon.

Oraya bir asteroit çarptı ve Ay'ı kırdı.

crash çatırtı

Crash, bang, bang, boom!

Çatırtı, bang, bang, boom!