English-Turkish translations for crate:

sandık · kasa · kutu · other translations

crate sandık

Something like a, like a crate or storage unit.

Bir sandık ya da depolama ünitesi gibi bir şey.

Maybe there's a crate full of DVD players in here.

Belki bir sandık dolusu DVD oynatıcı da vardır.

We'll deliver that crate like professionals.

O sandığı profesyoneller gibi teslim edeceğiz.

Click to see more example sentences
crate kasa

There were more crates, but someone's dragged them away.

Daha fazla kasa vardı ama birileri onları sürüklemiş.

That big blue crate?

Bu büyük mavi kasa mı?

Okay, four crates apples.

Tamam, dört kasa elma.

Click to see more example sentences
crate kutu

Agent Stanley Goodspeed, Agent Trainee Marvin Isherwood initiating exam of wooden crate.

Ajan Stanley Goodspeed, Stajyer Ajan Marvin Isherwood tahta bir kutunun incelemesine başlıyoruz.

Well, there are a lot of crates in here.

Pekâlâ Burada bir sürü Bir sürü kutu var.

Two vanilla Snookies on every plate and two crates of vanilla Snookies in every garage.

Her tabağa iki vanilyalı kurabiye ve her eve iki kutu vanilyalı kurabiye.

Click to see more example sentences