English-Turkish translations for create:

yaratmak, yaratma · oluşturmak · yapmak · üretmek · yazmak · neden olmak · other translations

create yaratmak, yaratma

He created this better world so that you guys could be together again, as a family.

Siz bir aile olarak birlikte olabilir böylece O, bu daha iyi bir dünya yarattı.

We are working to create a new understanding of the cave.

Bizler mağara için yeni bir anlayış yaratmak için çalışıyoruz.

The Queen has created a powerful curse.

Kraliçe, çok güçlü bir lanet yarattı.

Click to see more example sentences
create oluşturmak

Terry, what are you doing? Electromagnetic impulse created. It destroyed everything electronic.

Terry, ne yapıyorsun? elektromanyetik etki oluşturdu. elektronik herşeyi yok etti.

I didn't realize at the time, But that moment created a rift between us.

O zaman fark etmemiştim ama o an, aramızda bir uçurum oluşturdu.

Dr. Russell was kidnapped to create a fake signal.

Doktor Russell sahte sinyal oluşturması için kaçırıldı.

Click to see more example sentences
create yapmak

I just don't understand how I could've created something that would do this

Benim sadece anlamadığım benim nasıl böyle bir şey yapacak bir şey yarattığım

The queen has created a powerful curse, and it's coming.

Kraliçe çok güçlü bir lanet yaptı ve o lanet yaklaşıyor.

Each crystal is designed to create a different section of tunnel.

Her kristal tünelin farklı bir bölümünü yapmak için tasarlanmıştır.

Click to see more example sentences
create üretmek

Very few people can create something.

Çok az insan bir şeyler üretebilir.

Mikael taught you to kill, Klaus, but you were born to create.

Mikael sana öldürmeyi öğretti Klaus. Ama sen üretmek için doğdun.

ln a few months he creates a revolutionary microprocessor.

Bir kaç ay içinde devrim yaratacak bir mikro işlemci üretecek.

Click to see more example sentences
create yazmak

Simple solutions like this create a cool outdoor space, even in midsummer.

Bunun gibi basit çözümler yaz ortasında bile, serin bir açık alan yaratabilir.

So Nettinger confessed to writing a code that creates a visual wave pattern.

Al bakalım. Nettinger görsel bir dalga kodu yazdığını itiraf etti.

I created a holodeck program.

Bir sanal güverte programı yazdım.

Click to see more example sentences
create neden olmak

Only one creature could create so much destruction.

Sadece bir tek yaratık bu kadar çok yıkıma neden olabilir.

A question that raises as to why ETs might create these various hybrids.

Olarak yükseltir bir soru ET'lerin yaratabilir neden Bu çeşitli melezler.