English-Turkish translations for criminal:

suçlu · ceza · cezai · katil · cinayet · kriminal · canice, cani · sabıkalı · suç oluşturan · other translations

criminal suçlu

He's not a criminal or anything, he's just an organic farmer that made a stupid mistake.

O, suçlu falan değil o sadece organik çiftçi ve aptalca bir hata yaptı.

My best friend was a criminal.

En iyi arkadaşım bir suçlu.

He can't be a criminal.

O bir suçlu olamaz.

Click to see more example sentences
criminal ceza

Young lady, this isn't a civil case, this a criminal action.

Genç bayan, bu sivil bir dava değil, ceza davası.

I'm not a criminal lawyer.

Ben ceza avukatı değilim.

This is a criminal trial.

Bu bir ceza duruşması.

Click to see more example sentences
criminal cezai

Ms. Chase, this is a criminal investigation, not a celebrity interview.

Bayan Chase, bu bir cezai soruşturma, ünlü röportajı değil.

Is it a criminal investigation?

Bu bir cezai araştırma mı?

Yes, but criminal law is different.

Evet ama cezai hukuk çok farklı.

Click to see more example sentences
criminal katil

You're a murderer and a war criminal.

Sen bir katil ve savaş suçlususun.

She wasn't some criminal or murderer.

O bir suçlu ya da katil değildi.

Isn't a killer a criminal?

Katil olmak suç değil mi?

Click to see more example sentences
criminal cinayet

This guy's a good criminal defense attorney.

Bu adam cinayetlerde iyi bir savunma avukatıdır.

So, is it an official criminal investigation?

Yani, bu resmi bir cinayet soruşturması mı?

He is a criminal suspect!

O bir cinayet suçlusu!

Click to see more example sentences
criminal kriminal

This isn't a criminal investigation.

Bu bir kriminal soruşturma değil.

Well, it's not criminal, but it's an accident report.

Aslında kriminal bir rapor değil Fakat bir kaza raporu var.

Criminal police, this is security.

Kriminal polis, burası güvenlik.

Click to see more example sentences
criminal canice, cani

Yes, like two cops working over a criminal.

Evet, tıpkı bir cani üzerinde çalışan iki polis gibi.

Michael, this is criminal.

Michael bu çok canice.

Your father's horse was stolen by a murderous criminal.

Babanın atı ise cani bir suçlu tarafından çalındı.

Click to see more example sentences
criminal sabıkalı

Every criminal and major player in town is inside.

Şehirdeki her sabıkalı ve büyük oyuncu içeride.

Yet another criminal has died.

Başka bir sabıkalı daha öldü.

She's not like you criminals.

O sizin gibi sabıkalı değil.

Click to see more example sentences
criminal suç oluşturan

These criminals represent a growing threat to Enaran society.

Bu suçlular Enaran toplumuna karşı bir tehdit oluşturuyorlar.