English-Turkish translations for crimson:

kızıl · kırmızı · koyu kırmızı · kıpkırmızı olmak · kıpkırmızı · other translations

crimson kızıl

I think these little crimson spots are red peppers.

Sanırım bu küçük kızıl noktalar kırmızı biber.

Yellow crimson, Green orange Trainee.

Sarı kızıl, yeşil turuncu Eğitmen.

The Crimson Ring never forgives and they never forget.

Kızıl Çete asla affetmez ve asla unutmaz da.

Click to see more example sentences
crimson kırmızı

I think these little crimson spots are red peppers.

Sanırım bu küçük kızıl noktalar kırmızı biber.

It's not red, it's crimson glow.

Bu kırmızı değil. Parlak vişne.

Is it a deep crimson stone?

Koyu kırmızı bir taş mı?

Click to see more example sentences
crimson koyu kırmızı

Is it a deep crimson stone?

Koyu kırmızı bir taş mı?

No, the crimson force field has disarmed us.

Hayır, koyu kırmızı güç alanı bizi silahsız bıraktı.

crimson kıpkırmızı olmak

These red roses Are crimsoned with blood

Bu kırmızı güller kan ile kıpkırmızı oldu.

crimson kıpkırmızı

These red roses Are crimsoned with blood

Bu kırmızı güller kan ile kıpkırmızı oldu.