English-Turkish translations for crisis:

kriz · bunalım · buhran · other translations

crisis kriz

I think she just comes in this day because it's a crisis time. She feels it.

Bence tam da o gün ortaya çıkıyor çünkü o bir kriz zamanı ve o da bunu hissediyor.

It always takes a crisis to sell work this good.

Bu kadar güzel bir işi satmak için hep bir kriz gerekir.

I'm having a serious crisis.

Ciddi bir kriz geçiriyorum.

Click to see more example sentences
crisis bunalım

It's just a little crisis of confidence.

Bu sadece ufak bir güven bunalımı. Tamam mı?

It is a crisis of confidence.

Bu, bir güven bunalımı, bir krizdir.

Middle age crisis!

Orta yaş bunalımı!

Click to see more example sentences
crisis buhran

It's a crisis, a war.

Bu bir buhran, bir savaş.