English-Turkish translations for crisp:

cips · gevrek · çıtır çıtır · kıtır kıtır · temiz · berrak · bakımlı · hızlı · yeni · taze · gıcır gıcır · other translations

crisp cips

Tuna sandwich and some crisps, and a chocolate biscuit and a coffee, no sugar.

Tuna sandviçi ile biraz cips ve bir çikolatalı bisküvi ile bir kahve, şekersiz.

Give us a packet of crisps, Frank.

Bize bir paket cips ver, Frank.

Yeah, but we've got crisps! Hello! Hello, Fred!

Evet ama cips aldık. Selam. Selam, Fred.

Click to see more example sentences
crisp gevrek

That's good. So cheese omelet. extra bacon. crisp blueberry muffin and a coke.

Bu güzel peynirli omlet, fazladan domuz pastırması, gevrek yaban mersini keki ve kola.

That's good. so cheese omelet, extra bacon, crisp

Bu güzel peynirli omlet, fazladan domuz pastırması, gevrek

A big bag of crisps.

Büyük bir torba gevrek.

Click to see more example sentences
crisp çıtır çıtır

Crisp and clean, no caffeine.

Çıtır ve temiz. Kafein yok.

To give an autumn night that crisp chestnutty smell?

Bir sonbahar gecesine çıtır çıtır kestanesi kokusu salmak için?

Firm and crisp.

Sıkı ve çıtır.

Click to see more example sentences
crisp kıtır kıtır

Yeah, but what is crisp really?

Evet, ama Kıtır cidden ne ki?

They have a company named Crisp.

Kıtır adında bir markaları var.

Crisp is always gonna bounce back.

Kıtır her zaman geri dönecektir.

Click to see more example sentences
crisp temiz

It's a magic time, the light's warm and inviting, and the air is crisp and clean.

Büyülü bir saat, sıcak ve davetkar bir ışık, temiz ve canlandırıcı bir hava.

Crisp and clean, no caffeine.

Çıtır ve temiz. Kafein yok.

A clear, crisp, delicious glass of agua purificada?

Berrak, temiz, lezzetli mi mi lezzetli bir bardak su isteyen?

crisp berrak

Crisp and sweet!

Berrak ve tatlı!

A clear, crisp, delicious glass of agua purificada?

Berrak, temiz, lezzetli mi mi lezzetli bir bardak su isteyen?

crisp bakımlı

So rich and crisp.

Çok zengin ve bakımlı.

crisp hızlı

That's it, nice and crisp!

İşte böyle, güzel ve hızlı!

crisp yeni

Crisp sheets and hot showers.

Yeni çarşaflara ve sıcak duşlara.

crisp taze

Keeps them crisp.

Onları taze tutuyor.

crisp gıcır gıcır

It's a very crisp name.

Çok gıcır bir isim.