cross examine

Cross-examination can be a very unpleasant experience.

Çapraz sorgu, gerçekten çok tatsız bir tecrübe olabilir.

YANG and CHO are ready for cross-examination.

Yang ve Cho çapraz sorgu için hazır.

Mr. Franks, you ready to cross-examine?

Çapraz sorgu için hazır mısınız Bay Franks?

ASwedish man, Birger Dahlerus, testified in cross-examination thathe had metHermann Goering.

Bunlar Nürnberg tutanakları binbaşı, bakın. Burada bir işadamının sorgusunda söyledikleri yazıyor.

That concludes this portion of my cross-examination.

Bu, benim sorgulamamın bu kısmını sonuçlandırıyor.

Mr. Kunstler, you may cross-examine the witness.

Bay Kunstler, tanığı çapraz sorguya alabilirsiniz.

Before Miss Riley cross-examines, we'll take a fifteen minute recess.

Bayan Riley tanığı sorgulamadan önce on beş dakikalık bir ara vereceğiz.

I'd like to cross-examine the witness.

Tanığı çapraz sorguya çekmek istiyorum.

Stop cross-examining me every time the phone rings.

Her telefon çalışında beni sorguya çekmeyi bırak.

Like a cross-examination in a courtroom.

Aynı bir mahkemedeki çapraz sorgulama gibi.