English-Turkish translations for crowd:

kalabalık · seyirci · kitle · topluluk · yığın · izdiham · other translations

crowd kalabalık

The police have arrived and the fire department suicide team, plus a substantial crowd.

Polis geldi ve itfaiye intihar takımı artı büyük bir kalabalık var.

Jesus, that's a tough crowd.

Tanrım, zor bir kalabalık.

Look at that crowd, Barney.

Şu kalabalığa bak, Barney.

Click to see more example sentences
crowd seyirci

It's a great crowd in here tonight!

Bu gece muhteşem bir seyirci var!

We have a tremendous crowd.

Muhteşem bir seyirci var.

You think that'd draw a crowd?

Sence bu seyirci çeker mi?

Click to see more example sentences
crowd kitle

But listen, this is a rough crowd, all right?

Ama dinleyin, bu haşin bir kitle tamam mı?

Feels like we have a bigger gay crowd than usual.

Her zamankinden daha kalabalık bir gey kitlesi var sanki.

'Tony Blair waving to the crowds, people waving to them there.

Tony Blair kitlelere el sallıyor, insanlar da onlara el sallıyor.

Click to see more example sentences
crowd topluluk

It's a very young crowd.

Çok genç bir topluluk.

Excited crowd, little panic.

Heyecanlı topluluk, biraz panik.

Crowds make bad decisions.

Topluluklar kötü kararlar verir.

Click to see more example sentences
crowd yığın

Hey, you're picturing a crowd Mrs Speckle

Hey, resminde bir yığın kalabalık Mrs Speckle

crowd izdiham

Hundreds of Afghan and foreign fighters are being held here in extremely over-crowded conditions.

Yabancı ve Afgan savaşçılardan yüzlercesi son derece büyük bir izdihamın içinde burada esir tutuluyor.