English-Turkish translations for crude:

kaba · ilkel · basit · işlenmemiş · ham · yavan · other translations

crude kaba

George Washington McLintock, you are a very crude man.

George Washington McLintock, sen çok kaba bir adamsın.

But like you said, you're crude.

Ama dediğin gibi, sen kaba bir adamsın.

This is Kip, my crude yet competent cameraman.

Bu Kip, kaba ama işinin ehli kameramanım.

Click to see more example sentences
crude ilkel

These things are kind of crude.

Bu şeyler bir çeşit.. ilkel.

Their method of storing records is crude and time-consuming.

Onların kayıtları saklama metotları ilkel ve zaman alıcı.

These weapons are pretty crude.

Bu silahlar epeyce ilkel.

Click to see more example sentences
crude basit

Isn't that a little crude for a genius like you?

Senin gibi bir dahi için biraz basit değil mi?

Very simple, very crude.

Çok basit, çok amatörce.

I developed a crude test.

Basit bir test geliştirdim.

Click to see more example sentences
crude işlenmemiş

This is Kip, my crude yet competent cameraman.

Bu Kip, kaba ama işinin ehli kameramanım.

Wooden stake worked like a crude knife.

Tahta kazık, kaba bir bıçak gibi görmüş.

Opened from the front, crude work

Ön taraftan açılmış, kaba .

Click to see more example sentences
crude ham

Light sweet crude, best oil in the world.

Hafif tatlı ham petrol. Dünyadaki en iyi petrol.

Crude and rude behavior.

Ham ve kaba bir davranış.

The most sought-after crude oil in the world.

Dünyada en çok aranan ham petrol bu

crude yavan

To do something tasteless, coarse, crude

Zevksiz bir şeyler yapmak. Kaba, yavan