English-Turkish translations for crumb:

kırıntı · ekmek kırıntısı · ekmek içi · parça · other translations

crumb kırıntı

But the last six months, guy was leaving corpses like bread crumbs.

Ama son altı aydır adamımız cesetleri, ekmek kırıntısı gibi bırakmış.

This is a cluster of pigeons fighting over bread crumbs.

Bu, ekmek kırıntıları için kavga eden bir grup güvercin.

There's always something, some little crumb left behind.

Arkada her zaman bir şey, küçük bir kırıntı kalır.

Click to see more example sentences
crumb ekmek kırıntısı

But the last six months, guy was leaving corpses like bread crumbs.

Ama son altı aydır adamımız cesetleri, ekmek kırıntısı gibi bırakmış.

Cell phone holds GPS coordinates like bread crumbs.

Cep telefonundaki GPS koordinatları ekmek kırıntıları gibi.

Mozzie, right now we're following bread crumbs.

Mozzie, şu anda ekmek kırıntılarını takip ediyoruz.

Click to see more example sentences
crumb ekmek içi

I'm sending you some white bread crumbs to show you.

Sana göstermek için beyaz ekmek kırıntıları gönderiyorum.

This is a cluster of pigeons fighting over bread crumbs.

Bu, ekmek kırıntıları için kavga eden bir grup güvercin.

He put some white bread crumbs in an envelope and wrote:

Bir zarfın içine ekmek kırıntıları koydu. Ve şöyle yazdı:

Click to see more example sentences
crumb parça

A blot of mustard. A crumb of cheese.

Bir parça hardal ya da bir peynir kırıntısı.