English-Turkish translations for crystal:

kristal · berrak · açık · billur · other translations

crystal kristal

You may have the crystal, but you still need me.

Kristal sende olabilir ama hâlâ bana ihtiyacın var.

Phoenix dug down into the dirt, and after only a couple of inches, uncovered crystals of frozen water.

Phoenix çamuru kazdı, Ve sadece bir kaç inç sonra, Donmuş su kristallerini ortaya çıkardı.

You want these crystals as much as I do, right?

Bu kristalleri en az benim kadar istiyorsun değil mi?

Click to see more example sentences
crystal berrak

A person honest, clean, intelligent and crystal clear.

Dürüst, temiz, akıllı ve kristal berraklığında bir kişi.

It makes everything ah, crystal clear.

Her şeyi kristal kadar berrak yapıyor.

It's all crystal clear.

Bir kristal kadar berrak.

Click to see more example sentences
crystal açık

This crystal was clearly made for chef Alan.

Bu kristal açıkça şef Alan için yapılmış.

Clear as a crystal ball.

Bir kristal küre gibi açık.

Baby, come on, I was crystal clear.

Bebeğim, hadi ama, çok açık anlattım.

Click to see more example sentences
crystal billur

It's a crystal charm, man.

Bu, billur bir cazibe dostum.

There is a large waterfall and a crystal-clear stream

Büyük bir şelale var ve billur bir akarsu.