English-Turkish translations for cub:

yavru · aslan · yavrulamak · acemi · other translations

cub yavru

With the bull destroyed, Ma di Tau has created a safer world for her cub.

Boğa yok edildikten sonra, Ma di Tau yavrusu için daha güvenli bir dünya oluşturdu.

Is that a real, live bear cub?

Bu gerçek bir ayı yavrusu mu?

You're mama bear and they're your little baby cubs.

Aslında sen anne ayısın Ve onlar da senin küçük yavruların.

Click to see more example sentences
cub aslan

But but we found a lion cub!

Ama ama yavru bir aslan bulduk.

Wow, she's like a little lion cub.

Vay canına. O tam bir yavru aslan gibi.

To the south lives the River Pride, six lionesses and their cubs.

Güneyde Nehir Aslanları yaşıyor.. altı dişi aslan ve onların yavruları.

Click to see more example sentences
cub yavrulamak

It's a long journey for the exhausted cubs.

Bu yorgun yavrular için uzun bir yolculuk.

For the cubs, it's a huge adventure.

Yavrular için bu çok büyük bir macera.

For newborn cubs, the world was a dangerous place.

Yeni doğan yavrular için, dünya tehlikeli bir yerdi.

Click to see more example sentences
cub acemi

Big doughy scout master, couple of cubs,mostly webelos.

Kolay hedef. Çelimsiz bir usta izci ve birkaç acemi yavrukurt.