English-Turkish translations for cue:

işaret · replik · sıra · ipucu · isteka · işaret vermek · ıstaka · çağrı · other translations

cue işaret

Come on, kid, that's your cue.

Hadi ama, çocuk. Bu senin işaretin.

That's your cue.

Bu senin işaretin.

That's your cue to be a hero.

Kahraman olman için bir işaret bu.

Click to see more example sentences
cue replik

That's your cue, Neil.

Bu senin repliğin, Neil.

This isn't your cue.

Bu senin repliğin değil.

Cookie, I think that's your cue.

Cookie, bence senin repliğin bu.

Click to see more example sentences
cue sıra

And cue applause.

Ve sırada alkış.

And cue Kippie.

Ve sırada Kippie.

Three, cue announcer.

Üç, sıra bildirici.

Click to see more example sentences
cue ipucu

No, no, that's not the cue.

Hayır, hayır, bu ipucu değil.

Is this a social cue?

Bu sosyal bir ipucu mu?

I just misread social and emotional cues sometimes,

Ben sadece sosyal oynanırsa ve duygusal ipuçları bazen,

cue isteka

And leave the cue stick.

Ve istekayı da bırak.

Pick up a cue, captain.

Kaptan bir isteka al.

cue işaret vermek

We'll give you a cue, okay, Becky?

Sana işaret vereceğiz tamam Becky?

Terry will give you hand cues.

Terry size el işaretleri verecek.

cue ıstaka

Like this pool cue.

Mesela bu ıstaka gibi.

cue çağrı

Okay, Mike, that's our cue.

Tamam Mike, bu çağrı bizeydi.