English-Turkish translations for cunning:

kurnaz · kurnazlık · zeki · şeytan · marifetli, marifet · sinsi · other translations

cunning kurnaz

FEMALE ANNOUNCER: A cunning couple robbed the America's First Savings and Loan this morning.

Bu sabah kurnaz bir çift Amerika'nın İlk Kredi ve Tasarruf Bankası'nı soydu.

Cunning warrior, master of disguise, and it means "trouble" in Greek.

Kurnaz savaşçı, kılık değiştirme ustası ve o Yunancada bela demek.

Very cunning rabbit.

Çok kurnaz tavşan.

Click to see more example sentences
cunning kurnazlık

Skill, cunning, powers of observation are the most important weapons.

Yetenek, kurnazlık ve gözlem gücü en önemli silahlardır.

This requires observation, cunning and manipulation.

Bu da; gözlem, kurnazlık ve hile gerektiriyor.

This requires cunning and deception.

Bu kurnazlık ve aldatma gerektirir.

Click to see more example sentences
cunning zeki

I was recruited by the ClA because I'm smart and cunning and a fantastic liar.

CIA tarafından işe alındım çünkü zeki ve kurnazım ve harika bir yalancıyım.

Something simple and natural, yet subtle and cunning.

Basit ve doğal, ama zeki ve kurnazca birşey.

I thought you were a sharp boy; Cunning, intelligent.

Seni zeki, kurnaz, akıllı bir çocuk sanırdım.

Click to see more example sentences
cunning şeytan

Always the cunning devil. Ever the selfish little beast.

Her daim kurnaz bir şeytan Her zaman çok bencilsin

That cunning devil Belgard encourages Porthos, and this happens!

O kurnaz şeytan Belgard, Porthos'u cesaretlendirince bu oldu.

You cunning guy

Seni kurnaz şeytan

cunning marifetli, marifet

My brother and I pride ourselves on being 'cunning linguists.

Ben ve kardeşim, marifetli dilbilimciler olmaktan gurur duyuyoruz.

Honest toil and honest cunning.

Dürüst çalışma ve gerçek marifet.

cunning sinsi

Li Gu is cunning

Li Gu sinsi biridir.