English-Turkish translations for cure:

tedavi · tedavi etmek · iyileştirmek · çaresiz, çare · ilaç · iyileşmek · çare bulmak · kür · deva · other translations

cure tedavi

But the good news is, there's a simple cure for all this.

Ama iyi haber, bütün bunlar için basit bir tedavi var.

So the cure becomes more dangerous than the poison.

Yani tedavi zehirden daha tehlikeli hale geliyor.

Walter found a cure.

Walter bir tedavi buldu.

Click to see more example sentences
cure tedavi etmek

Because there's still a chance to cure him.

Çünkü onu tedavi etmek için hala şansımız var.

These two brave lovers found the cure and helped the world.

Bu iki cesur aşık tedaviyi buldu ve dünyaya yardım etti.

But then you cured me so now I'm not mad anymore!

Ama sonra tedavi ettin demek ki, artık deli değilim!

Click to see more example sentences
cure iyileştirmek

But the good news is, there's a simple cure for all this.

Ama iyi haber, bütün bunlar için basit bir tedavi var.

What would be a better cure?

Daha iyi bir tedavi ne olur?

That's the best cure.

En iyi tedavi budur.

Click to see more example sentences
cure çaresiz, çare

I promised I'd find her a cure and what have I done? Nothing.

Ona çare bulacağıma söz verdim ve ben ne yaptım hiçbir şey

We have a treatment. It's experimental, and it's not a cure.

Deneysel olarak tedavimiz var ama bu bir çare değil.

Love is no longer a cure, now everyone's at it.

Aşk artık bir çare değil, şimdi herkeste var.

Click to see more example sentences
cure ilaç

OK, that's a disease, but you got a cure.

Tamam, bu bir hastalık ama senin ilacın var.

A pharmaceutical company has discovered a new drug which has cured leukemia in tons of lab mice.

Bir ilaç şirketi yeni bir ilaç keşfetmiş bu ilaç bir sürü laboratuvar faresinde lösemiyi iyileştirmiş.

There's only one cure for that, Thomas.

Bunun tek bir ilacı var, Thomas.

Click to see more example sentences
cure iyileşmek

Now look at me, I'm completely cured.

Bir de şimdi bak. Tamamen iyileştim.

But it seems like I've really been cured.

Ama öyle görünüyor ki gerçekten de iyileşmişim.

Or we just cured blindness.

Ya da, sadece körlük iyileşir.

cure çare bulmak

I promised I'd find her a cure and what have I done? Nothing.

Ona çare bulacağıma söz verdim ve ben ne yaptım hiçbir şey

Find a Cure!

Bir çare bul!

Uh, Jonas Salk he cured polio.

Jonas Salk, çocuk felcine çare buldu.

cure kür

A kind of experimental treatment or a rest cure of sorts.

Bir tür deneysel tedavi ya da bir tür dinlenme kürü gibi.

REST CURES MEDlCAL SUPERVlSION

DİNLENME KÜRLERİ TIBBİ GÖZETİM

cure deva

Cures all ills, apparently.

Görünüşe göre her derde deva.