English-Turkish translations for curious:

meraklı · tuhaf · ilginç · garip · görülmemiş · garip bir şekilde · acayip · nadir · other translations

curious meraklı

I know this is a personal question, but I'm curious:

Biliyorum bu kişisel bir soru ama merak ediyorum.

You're curious too, aren't you?

Sen de merak ediyorsun, değil mi?

Colonel, I'm curious about the incident with Dr. Rush.

Albay, Dr. Rush ile olan hadiseyi merak ediyorum.

Click to see more example sentences
curious tuhaf

This is a curious place to meet.

Burası buluşmak için tuhaf bir yer.

A very curious world.

Çok tuhaf bir dünya.

Isn't language a curious thing?

Lisan tuhaf bir şey değil mi?

Click to see more example sentences
curious ilginç

But trust is a curious thing, isn't it, Alex?

Güven ilginç bir şey, değil mi Alex?

You know, you're a curious man.

Biliyor musun, çok ilginç bir adamsın.

You know, Jane, that is curious.

Biliyor musun Jane, o da ilginç.

Click to see more example sentences
curious garip

Sergeant, I'm curious. Last night you said things had been strange around here lately.

Çavuş, dün gece bana son zamanlarda burada garip şeyler olduğunu söyledi.

Got a curious problem here, sir.

Garip bir sorunumuz var efendim.

Huh! What a curious name!

Ne kadar garip bir isim!

Click to see more example sentences
curious görülmemiş

I have to admit, I am Kind the curious to see one more photo.

Kabul etmeliyim ki ben de bir fotoğraf daha görmek için meraklanıyorum.

Curious, I've never seen birds like these.

Tuhaf, Daha önce hiç böyle kuş görmemiştim.

I am curious to see a Goa'uld, I have never seen one.

Bir Goa'uld görmeyi merak ediyorum, daha önce hiç görmedim.

Click to see more example sentences
curious garip bir şekilde

His pockets were curiously empty except for these.

Cepleri, bunlar dışında, garip bir şekilde boştu.

Fuel has begun to arrive from the Ovion mines but in curiously small quantities.

Yakıt Ovion madenlerinden ulaşmaya başladı ama garip bir şekilde küçük miktarlarda.

curious acayip

That's not the only curious thing.

Acayip olan tek şey bu değil.

What curious feathers.

Ne acayip tüyler.

curious nadir

I'm curious how this rare form of communication came about.

Bu nadir bulunan iletişim formu nasıl ortaya çıktı, merak ediyorum.