English-Turkish translations for curve:

eğri · kıvrımlı, kıvrım · kavis · bu eğri · viraj · other translations

curve eğri

So it will be a second curve like this, for production.

Böylece, üretim için bu şekilde ikinci bir eğri olacak

There's like a learning curve, right?

Öğrenme eğrisi gibi, öyle değil mi?

The basic marginal utility curve, Sir.

Temel marjinal kamusal eğri, efendim.

Click to see more example sentences
curve kıvrımlı, kıvrım

I'm looking for a woman with curves like a country road, and lips soft as velvet.

Ben, yol gibi kıvrımları olan ve dudakları kadife kadar yumuşak bir kadını arıyorum.

Every line every curve.

Her çizgiyi her kıvrımı.

I memorised every line, every curve.

Her çizgiyi ezberlemiştim her kıvrımı.

Click to see more example sentences
curve kavis

A dagger of Damascus steel with a curved blade.

Kavisli bir bıçağı olan, Şam çeliğinden bir hançer.

Curved, ceramic, like a large vase?

Kavisli, seramik, büyük vazo gibi mi?

The hole has curved, smooth edges.

Deliğin kavisli, düzgün kenarları var.

Click to see more example sentences
curve bu eğri

So it will be a second curve like this, for production.

Böylece, üretim için bu şekilde ikinci bir eğri olacak

It's a steep learning curve.

Bu dik bir öğrenme eğrisi.

These small depressions, the large curves and projections.

Bu ufak çukurlar geniş eğriler ve çıkıntılar.

Click to see more example sentences
curve viraj

Gold Rock Beach is around this next curve.

Gold Rock Beach bir sonraki virajın arkasında.

There's a sharp curve ahead.

İlerde keskin bir viraj var.

Fast money and fast curves.

Hızlı para ve hızlı virajlar.

Click to see more example sentences