English-Turkish translations for cuss:

küfrü, küfür · küfretmek · lanetlemek, lanet · herif · sövmek · other translations

cuss küfrü, küfür

Today President Reagan said that Russia is an evil empire and that Margaret Thatcher is an ugly cuss.

Bugün Başkan Reagan Rusya'nın şeytani bir imparatorluk olduğunu ve Margaret Thatcher çirkin bir küfür olduğunu söyledi.

That's right, I can cuss too.

Evet, ben de küfür edebilirim.

Bruv, I swear I will never cuss you again.

Panpa, yemin ederim sana bir daha küfür etmeyeceğim.

Click to see more example sentences
cuss küfretmek

He raised an ax and commenced to cussing us and blackguarding this court.

Baltasını kaldırdı. Bize küfretti ve bu mahkeme hakkında ileri geri konuştu.

Commenced to cussing us and blackguarding this court.

Bize küfretti ve bu mahkeme hakkında ileri geri konuştu.

Meronym were there yibbering about trekking up Mauna Sol horses'pess'n, woman come cussingn't wisting up my life?

Mauna Sol'a gitmekle ilgili bir şeyler söylüyordu. Neden bu Kadim kadın gelip, hayatıma küfredip, onu çarpıtıyor.

cuss lanetlemek, lanet

Rise Cussed hammer.

Kalk Lanetli çekiç.

Cussed, snorting, tin teakettles.

Lanetli, sümküren, teneke çaydanlık gibi.

Swearing, profanity, expletives-a good old cuss.

Sayip sövmek, küfremek, lanet okumak.

cuss herif

I'm a colonel, nasty little cuss.

Ben bir albayım, pis herif.

Suspicious cuss, ain't he?

Pimpirikli herif, değil mi?

cuss sövmek

Swearing, profanity, expletives-a good old cuss.

Sayip sövmek, küfremek, lanet okumak.