English-Turkish translations for custom:

müşteri · özel · gümrük · gelenekler, gelenek · adet · ısmarlama · alışkanlık · alışveriş · görenek · töre · other translations

custom müşteri

Look, it's not for you, it's for our customers. they're gonna demand a certain standard.

Bak, bu senin için değil, müşteriler için. Kesin bir standart talep edeceklerdir.

Just a customer.

Sadece bir müşteri.

He was a customer and good friend.

Bir müşteri ve iyi bir dosttu.

Click to see more example sentences
custom özel

But, like I said, for special customers only.

Ama dediğim gibi, sadece özel müşterilerimiz için.

Ford was last seen riding a black custom motorcycle wearing orange and black racing leathers.

Ford son olarak siyah bir özel yapım motosikletle ve turuncu siyah yarış ceketiyle görüldü.

Well, it's definitely a custom chip.

Bu kesinlikle özel yapım bir çip.

Click to see more example sentences
custom gümrük

I'm Federal Agent J. Martin Bellamy with Immigration and Customs.

Ben Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesinden Federal Ajan J. Martin Bellamy.

This is Comrade Ye Ling, Shanghai Customs Director's adopted daughter

Bu Şangay Gümrük Müdürünün manevi kızı yoldaş Ye Ling.

Customs and Border Protection, Port of New Orleans.

Gümrük ve Sınır Muhafaza. New Orleans limanı.

Click to see more example sentences
custom gelenekler, gelenek

Is this an American custom?

Bu bir Amerikan geleneği mi?

A local custom, I suppose. Interesting.

Yerel bir gelenek sanırım, ilginç.

It's a European custom.

Bu bir Avrupa geleneği.

Click to see more example sentences
custom adet

A special custom for a special cause.

Özel bir olay için özel bir adet!

Is it a custom?

Bir adet mi bu?

A little county and patriarchal custom.

Küçük bir kasaba ve ataerkil adetler.

Click to see more example sentences
custom ısmarlama

Mister Philomen Keating, preeminent malefactor, currently specializing in custom-made currency.

Bay Philomen Keating, önde gelen malefactor, Şu anda uzmanlaşmış ısmarlama para.

I always spill red wine on my white custom-made shirt.

Her zaman ısmarlama beyaz gömleğime kırmızı şarap dökerim zaten.

Maybe I can order a custom-designed model.

Belki de ısmarlama bir model sipariş edebilirim.

Click to see more example sentences
custom alışkanlık

It's an American custom.

Bu bir Amerikan alışkanlığı.

It's a totally barbaric custom.

Bu barbarca bir alışkanlık.

Strange mortals with curious customs.

Tuhaf alışkanlıkları olan ilginç ölümlüler.

custom alışveriş

she's a famous customer. she comes in every week.

Meşhur bir müşteri. Her hafta alışverişe gelir.

I'm simply a customer trying to conduct a transaction.

Ben sadece alışveriş yapmaya çalışan bir müşteriyim.

custom görenek

That's a local custom

Bu yerel bir görenek.

custom töre

We have an old custom here.

Eski bir töre vardır burada!