English-Turkish translations for cutting:

kesik · kesme · kesim · yol · kesinti · keskin · acı · kesen · other translations

cutting kesik

Oh, it's nothing, just a little cut.

Hiçbir şey, sadece küçük bir kesik.

Yeah, but now we're totally cut off!

Evet, ama şu an tamamen bağlantımız kesik!

It's not just the cut.

Sadece kesik de değil.

Click to see more example sentences
cutting kesme

Okay, but don't cut yourself.

Tamam ama kendini kesme.

Please don't cut anymore, please!

Lütfen daha fazla kesme! Lütfen!

Don't cut yourself, Princess.

Kendini kesme sakın Prenses.

Click to see more example sentences
cutting kesim

Not the right cut for you, though.

Yine de senin için doğru kesim değil.

Beer and hair cut.

Bira ve saç kesimi.

This is a simple cut but elegant.

Basit bir kesim, fakat oldukça zarif.

Click to see more example sentences
cutting yol

But someone, nobody knows who, cut him down on the way.

Ama birisi, kim olduğunu kim bilir, onun yolunu kesti.

I found a short cut.

Kısa bir yol buldum.

It's short cut!

Bu kısa yol!

Click to see more example sentences
cutting kesinti

On the surface, these cuts seem like a good idea

Yüzeysel olarak, bu kesintiler iyi bir fikir gibi görünüyor

Yeah. Budget cuts. You know.

Evet, bütçe kesintileri işte.

All these budget cuts.

Bütün bu bütçe kesintileri.

Click to see more example sentences
cutting keskin

I need something sharp to cut with.

Kesmek için keskin bir şeye ihtiyacım var.

Razor sharp, clean cut, no bruising, no trauma.

Çok keskin, temiz bir kesik. Morarma ya da travma yok.

Razor sharp. Clean cut.

Çok keskin, temiz bir kesik.

Click to see more example sentences
cutting acı

And the most painful place to cut into.

Ve kesmek için en çok acı veren yer de orası.

Paper cuts can be very painful.

Kâğıt kesiği çok acı verebilir.

A ruthless cutting.!

Acımasız bir kesim.!

Click to see more example sentences
cutting kesen

That's the knife that cuts deepest.

İşte bu, en derin kesen bıçak.

Thomas Shelby is a murdering. .cut-throat, mongrel, gangster.

Thomas Shelby bir katil. .boğaz kesen, melez bir gangsterdir.

Dead man's chest cut-throat game.

Ölü adamın sandığı Boğaz kesen oyunu.

Click to see more example sentences